Mutancana Osmanlı mutfağından günümüze kadar varlığını korumayı başarmış nadir yemeklerden biri. Kuzu eti ve kuru meyveleri bir araya getiren oldukça zengin, doyurucu ve enerji verici bir yemek. Savaştan savaşa koşan biri için ideal bir yemek kısacası. Ama günün büyük kısmını oturarak geçiren günümüz insanının sık sık yiyebileceği bir yemek değil maalesef.
Mutancana yıllardır paylaşmak isteyip de bir türlü elimin gitmediği tariflerden biri. Bunun başlıca sebebi, itiraf etmeliyim ki, sevmeyeceğimi düşünmemdi. Normalde iç pilav ya da ballı tavuk gibi hafif tatlılı yemekleri severim. Ama mutancananın malzemeleri ilk bakışta o hafif tatlılığı geçmeyi vaadediyor. Bu vaat de beni oldum olası bu yemeği denemekten geri tutmuştu.
Son birkaç ayda artık bu ön yargımı bir kenara bırakıp tarifi yapıp paylaşmaya kesin karar vermişken de malzemeleri bir türlü aynı anda elimde bulunduramama hastalığına tutuldum. Kayısı alıyorum erik yok. Erik alıyorum bakıyorum meğer erik alana kadar kayısı kompostosu yapmışım kayısılar bitmiş. Kayısı alıyorum et yok. En son her şeyin tam olduğunu ama evde badem olmadığını gördüm ve bu iş böyle olmayacak diyerek yemeği bütün badem yerine file bademle yapmaya karar verdim. Yemeği yedikten sonra evde kabuklu badem olduğunu ve aslında badem kabuğunu soyma yöntemi ile file badem elde edebileceğimi fark ettim ama çok geçti. Özetle bu tarifin ortaya çıkışı çok da kolay olmadı.
Peki sonuç nasıl oldu? Mutancana bu kadar emeğe değen bir tarif mi? Kesinlikle evet. Öncelikle vaadettiği kadar tatlı bir yemek değil. Bundan benim kuru meyve ve bal miktarını makul ölçüde tutmamın ve kuru meyveleri doğramadan kullanmamın payı da vardır muhakkak ama zaten benim için en ideal lezzet bu olduğu için bana göre bundan yanlış bir şey yok. Eğer siz daha tatlı bir yemek olsun isterseniz kuru meyvelerin miktarını artırıp meyveleri doğrayarak kullanabilirsiniz.
Tarifte feragat etmek zorunda kaldığım bir malzeme var; taze kekik. Taze kekik her zaman el altında bulundurduğum bir malzeme değil. Kuzu etine yakışacağından çok eminim ama o kadar malzemeyi bir araya getirmişken sırf taze kekik yok diye yemeği yapmaktan vazgeçmek istemedim. Elinizde varsa siz mutlaka kullanın.
Afiyetle kalın…
Malzemeler:
500 g kuşbaşı doğranmış kuzu eti,
7-8 adet arpacık soğan,
6 adet küçük boy incir,
6 adet kuru erik,
6 adet kuru kayısı,
1 yemek kaşığı un,
1/4 su bardağı kuru üzüm,
1/4 su bardağı kabuksuz badem,
1 yemek kaşığı tereyağı,
1 tatlı kaşığı bal,
1 tatlı kaşığı sumak,
Tuz,
2,5 su bardağı sıcak su.
Tarifi görmek için tıklayın
https://www.kevserinmutfagi.com/mutancana-tarifi.html
Kevser mutfağından Merhaba bugün Osmanlı mutfağının günümüze kadar gelmeyi başarmış müstesna lezzetlerinden biriyle birlikteyiz mutancana yapıyoruz Kuşbaşı doğranmış kuzu etlerini kızdırılmış tereyağında kavurarak [Müzik] başlıyoruz etler güzelce kavrulup yar yar kızardıktan sonra koyduğumuz arpacık soğanlarını ekliyoruz ve yine kavuruyoruz ardından unu ekleyip karıştırıyoruz ve suyunu ilave ediyoruz kapağını kapatıp etler yumuşayana kadar
Pişiriyoruz pişme süresi tencereniz göre değişecektir tencereniz kullanma kılavuzundan et için tavsiye edilen pişirme süresine bakabilirsiniz kuru üzüm dışındaki Kuru meyveleri sıcak suyla ıslatıyoruz ardından pişen etlere ilave ediyoruz yine kuru üzümü de ekliyoruz tuzunu ekliyoruz sumağı ekliyoruz ve balı ekliyoruz son olarak kabuksuz bademi de ekleyip karıştırıyoruz ve yemeğimiz hazır
Bu Tancı İster sade isterseniz Pilavla servis edebilirsiniz deneyecekler şimdiden Ellerine sağlık tarif kü uygulamasını hala indirmedi iseniz cep telefonlarınıza ücretsiz olarak indirip bütün tariflerim ve günlük menü önerilerine ulaşabilirsiniz yeni tariflerde görüşmek üzere hoşça kalın
KAYNAK



