Doğada Yemek Pişirme Sırları: En Kolay Yöntemler / Campers’ Favorite Recipes: By the Fire



Merhaba doğa severler ve kamp tutkunları! 🌲🔥 “Doğada Hangi Yemekler Yapılır” kanalında, ormanda, dağda veya kamp alanında pratik, leziz ve kolay yemek tarifleri paylaşıyorum. Ateş başında hızlı kamp yemekleri, doğal malzemelerle hayatta kalma tarifleri, sağlıklı doğa mutfağı fikirleri ve unutulmaz lezzet şölenleri burada!

Her videoda:
– Basit malzemelerle 5-10 dakikada hazırlanan yemekler
– Kamp ateşi, mangal veya doğa ekipmanlarıyla pişirme teknikleri
– Orman meyveleri, balık avı ve vahşi otlarla gourmet tarifler

Doğada yemek pişirmenin sırlarını öğrenmek, yeni fikirler almak ve macera dolu anlar yaşamak için abone ol, bildirimleri aç! Yeni videolar her hafta geliyor. Soru ve önerilerinizi yorumlarda bekliyorum. Haydi doğaya kaçalım ve lezzet avına çıkalım! 🍳🏕️

#DoğadaYemek #KampTarifleri #DoğaMutfağı #kamp #yemek #yemektarifleri #kampyemekleri #DoğaTarifleri #KampMutfağı #OrmandaYemek #KampAteşi #DoğadaPişirme #VahşiDoğa #KampHayatı #DoğaMacera

Hello nature lovers and camping enthusiasts! 🌲🔥 On “What Meals to Cook in Nature” channel, I share practical, tasty, and easy recipes for the forest, mountains, or campsite. Quick campfire meals, survival recipes with natural ingredients, healthy outdoor cooking ideas, and unforgettable flavor adventures!

In every video:
– Meals ready in 5-10 minutes with simple ingredients
– Cooking techniques with campfire, grill, or nature gear
– Gourmet recipes using forest berries, fishing, and wild herbs

Subscribe and turn on notifications to learn the secrets of outdoor cooking, get new ideas, and join the adventure! New videos every week. Drop your questions and suggestions in the comments. Let’s escape to nature and hunt for flavors! 🍳🏕️

#OutdoorCooking #CampingRecipes #WildernessMeals #KampTarifleri #DoğaMutfağı #WildernessMeals #KampAteşi #CampfireMagic #OrmandaLezzet #NatureCooking
Çok mükemmel olmuş. Gerçekten mükemmel olmuş yani. Şöyle açalım. Bakın. Şöyle üstüne dökelim ki şeyin kuruluğu. Gerçi kuru değil ama göğsün tavuklarda her zaman için göğüs pişirmek çok zor olur. Kuru olur. Onun için şöyle bir tane bakın göğsüne alıyorum ki ben göğsü kolay kolay yemem. Bakın sarımsağıyla her şeyiyle çok mükemmel. yemeğini yiye Hemen şeyimizi getir. Güvercimizi. Bakın dostlar bunda ekmeğimizi neyle yiyeceğiz? Yemeklerimle yemeklerimizle yiyeceğimiz lavaşlarımız. Bunlar da yani her şeye marketten almaya para vermeye gerek yok. Need her şey çok pahalı olmuş. Adana’dan Leylın gibi bekliyoruz. Bütün dostları bekliyoruz. Kaç ekmeğin kaldı anne? Bundan başka bir tane var kızım. Tamam. Böyle başka hamurun kaldı mı kız? Tane hamurum var bana lazım. Aer bana. A pişmiş zaten. Tamam. Şimdi böylece bize afiyet olsun ekmeklerimiz. Sevgili dostlar, Konya yolu üzerinde aldığımız güveç tepsimizi şimdi ilk defa açıyoruz ve açılışında hiçbir şey vurmadan yani suyun değdirmeden nasıl kullanılmamız gerektiğini size göstereceğim. Elimde kuyruk yağım var. Bakın çekilmiş kuyruk yağım var. Kuyruk yağıyla böyle güzelcene bunun her yerlerini yağlayacağız. Çünkü eğer iyice yağlamazsak çatlayabilir. Bakın böyle içini dışını sadece dışını yani e içini yağlamayacağız dostlar. Dışını da yağlayacağız. İyice bir ısınsın kendiliğinden şöyle sürelim. Yağlar güzelcene erisin. Ondan sonra da kullanmaya başlayacağız. Ama önce mutlaka lütfen yağlayın. Evinizde de yağlayabilirsiniz. Fırınınıza koyun. Isıtın. Isıttıktan sonra da ne yaparsınız? Bu şekilde yağlayabilirsiniz. Çünkü yağlamazsak ne olur? Tepsimiz çatlar ve sağlıklı olmaz. Onun için iyicene bakın şöyle her yerine sıvıyorum. İyice erisin. Böyle ısınsın ki yağ içine çeksin. Çünkü çekiyorum. Şimdi güveç merhaba sevgili dostlarım. Şimdi size e güveç tepside piliç tavuk nasıl yapılır onun tarifini vereceğim ve size göstereceğim. Şimdi şöyle bir çay bardağı kadar yağımızı koyduk. Yıkayıp yağlayıp önce yağlayıp sonra yıkadığımız tepsimizin içine biraz kekik koydum. Kendi ellerimizle kuruttuğumuz kekik dostlar. Şöyle çok az bir pul biber koydum. Pul biberimiz çok acı olduğu için. E şu bıçağımızı uzatır mısın kızım bana? Kaşığı kaldırmışım. Şimdi şöyle bir tatlı kaşığı kadar salça koyuyorum. Herkes kendi isteğine göre. Sonra çok az bir karabiber koyuyorum. Sevgili dostlar evinizde ne varsa süt ya da yoğurt bir şöyle bir tatlı kaşığı kadar da şey çay bardağı kadar da şey koyacağım. Süt. Burada dağa da bardağımız yok. Ne yapıyoruz? Avucumla şöyle bir avuç. Bir avuç daha yani yarım çay bardağı şey oldu. Sütümüz oldu. Vallahi şey dostlar bizim şeyin altı sıcak olduğundan pişiriyor. Şöyle birazcık da tuz atıyorum. Şöyle. Vallahi kaşık olmazsa karıştıramayacağım kızım. Çok şurada bir keskin bıçağım var. Öncelikle şeyde evde açmadım dostlar. İçini iyice yıkadım ama evde açmadım. Şimdi şu şekilde kesiyorum. Bakın sizleri bilmiyorum ama bu kameraman öldü dumandan. Dumandan mı öldü? Bakın dostlar. Şöyle açıyorum. Şö ondan sonra bakın şuralarını kesip atıyorum. Çünkü bunları yemeyelim mümkünse. Derisini de yemeyelim ama şimdilik e lezzet verecek diye ne yapıyoruz? E atmıyoruz. Şimdi bıçağımı elime alıyorum. Bakın böyle böyle böyle saplıyorum her yerine. Sonra da şöyle kaldırıyorum. Şuraya hazırlamış olduğumuz harcımızı iyice karıştırıyorum. Ve şöyle alıp kaşıkla her yerine güzelcene sürüyorum. Sonra şöyle çeviriyorum tekrardan. Yine buradaki güzel harcımızdan alıyorum. Her yerine sürelim ki dostlar. Hatta deliğim yerin aralarına da koyalım ki ne olsun? Her yerine tuzu girsin ssin. Bak şu deliklerine şu şekilde parnağımı dürterekten şuralarda bak deliklerine parnaklarımızı dürterekten şöyle her yerine şöyle girdirelim. Evet her yerine değdirdik. Şimdi de kaman sosumuzu şu şekilde tepsimizin dibine yayalım şöyle. Ve şu şekilde koyalım. Bakın tam oldu. Şimdi direkt bana bir tane peçete ha şurada varmış peçeteyle şu tahtamızın üstünü bir sileyim ben. Ondan sonra ellerimi de sileyim. Bir peçetemiz varsa buralarda ediyorum. Amcamın oğluna da Allah ondan razı olsun. Sarımsağımızı getirdi. Bakın şimdi de kullanacağız Allah izin verirse. Sarımsak ve soğan mı soyacağız şimdi? Evet. Sarımsakları soymayacağım ya. Hayır. He. Şöyle bir temizleyelim. Arkadaşlar şimdi sarımsaklarımızı şöyle koyacağım ve şöyle keserek kabuğuyla şöyle koyacağım. Yani kabuğuyla koyacağım sarımsaklarımızı. Şöyle soğanlarımızın da şöyle başını keseceğim. Ama soymayacağım. Şöyle koyacağım. Şöyle dış kabuklarını alacağım. Şu şekilde kabuğuyla koyacağım. Bakın kabuğunu şey kafasını çok küçük kesiyorum. Dış kabuğunu bir tane alıyorum. Şöyle. Ha bunun kabuğunu almak zorundayız. Çünkü bunun biraz şey olmuş. Kabukları kötü olmuş. Eğer soğanımız sağlıklı değilse tabii ki de soyabiliriz. Öbür soğanımız güzeldi. E soğan bu da çıkıyor işte. İşte tamam. Şimdi bunu da böyle kesiyorum. Şöyle koyuyorum. Şunu da koydum mu? Şu kapya biberlerden de koyalım kenar şöyle üstlerine tadı çıksın. Çok lezzetli oluyor dostlar. Herkese tavsiye ederim. Şimdi bir tane daha sarımsak koymak istiyorum dostlar. Sarımsağı bol buldu galiba. Kilosu 250 lira. Bu hakiki şey sarımsak. Maraş. Evet. Hakiki Maraş sarımsağı. Mor sarımsak. Evet. Şimdi bakın şöyle. Bakın bu şekilde hemen şöyle şuralarına yapıştırıyorum. ki kokusu, tadı güzel çıksın diye. Şu biberleri de ver kızım bana. Onun için hemen şöyle saplarını koparıp şu şekilde koyuyorum. Evet. Bunlar piştikçe ufalır tabii ki de. Şimdi birkaç da mantar koyuyorum. Mantarımızın dışını iyicene yıkadım dostlar. Yeni pazar Mersin Yenipazar Cumartesi Pazarı pazarındaki pazarcı arkadaşlarımıza, abilerimize, babalarımıza, kardeşlerimize, evlatlarıma teşekkür ediyorum bana böyle güzel mahsuller verdikleri için. Allah onlardan razı olsun. Allah rızıklarını bereketli etsin. Kazançlarını sağlıklı, sıhhatli etsin inşallah. Bütün herkesin emeği geçen şu suyumuz. Ay suş su arkada da var da dostlar yağlı kağıdı böyle azıcık su koyuverdiğinizde şey olur. Böyle yumşacık oluverir. Bakın onu da böyle şeyin üstüne sermesi güzel olur. güvecimizin üstüne veya ne pişireceksek üstüne serersek yanmasını yanmaktan korur. Bakın böyle güzelcene ne yaptık? Yok ettik. Sardık. Şimdi bu burada güzelcene pişecek. Nerede bizim folyamız? O neredeyse o da onun yanındadır. Şimdi de şöyle üstünü H Evet bu tamam. Şimdi bunu götürüyoruz. Ocağımıza koyuyoruz. Direkt şunu ocağın tuttiremedim işte. Hah tamam. Şimdi ben kalkıyorum. Hadi kalk bakalım. Şöyle yerini ayarlayalım ki Hı hı. Eğeri olmaz. Heh. Şimdi biraz da o tarafa çektireceğiz. Bakın dostlar şimdi sacımızı yani evde siz bunu böyle fırınınızda yapabilirsiniz ama biz dağdayız. Dağda çekim yaptığımız için ne yapacağız? Şeyimizi kendimize göre ayarlayacağız. Sacımızı şartlarımız buna göre. Evet. Şartlarımız neyse ona göre yapacağız. Olmadı kızım. Dur. Şey nerede? Hah. Burada bu şimdi fırın görevi görecek. Oldu bence. Azcık daha istiyorum. Heh, şimdi oldu. Bakacağız daha olup olmadığına. Üstüne de ateş yakacakız mı? Tabii. Oldu şimdi. Oldu diye düşünüyorum. Şu odunu da atık geri çeksene. Sen yüzüme gökyüzünden bir yağmur tanesi düştü. Düşer. Bayağı bayağı düşüyor. Dur. Şöyle ortasına bir havuz açacağız dostlar ki şeyimiz Güzel pişsin. Tavuğumuz tam kızarsın. P Bak altları yanıyor ha. Alttan kızarma sesleri geliyor. Kızım kızaracak zaten. Üstüne baş taş yakacağız ama yanmasın diye sacı kalınlaştırıyoruz. Hepsi o. Yoksa herkes evde fırınında bunu böyle yapabilir. Ama biz burada dağdayız ama ne yapacağız? Kendi işimizi kendimiz göreceğiz. İyi. Hadi bakalım. Piş görüşürüz. Evet. Ay içim yanmış. Bakın böyle üstüne tekrardan kül gezdiriyorum ki üstüne ateş yakarken ıslak olursa ateş zor yanar dostlar. Şimdilik de geldi sıra üstüne ateş yakmaya. Koyuyorum. Şuradan da çalışırımızı getirip yap. Hüseyin çakma niyetti. Versene bana yanından çakma. Karton olacaktı. Bulmuştum. Karton söner. Teşekkürler. Şimdi dostlar bakalım bakalım tavuğumuz pişmiş mi? Az önce bir baktım ben size göstermeden tam pişmemişti. Şimdi çekeceğim bakayım. Bismillahirrahmanöyle Oo bakın gayet güzel kızarmış. Tıkır tıkır pişmiş vallahi. Çok güzel pişmiş. Çok güzel kızarmış. Tam kıvamında. Şimdi şuraya masamızın üstüne aldığımızda inşallah servise başlayacağız. Masa mı var oğş? He şunu koy altına da bir şey ser istersen. Ayağıma bir bakar kızım. Şimdi dostlar şöyle tutuyorum. Bakın nasıl çıtır çıtır ve tam pişmiş. Gördünüz mü nasıl güzel piştiğini? Şimdi size bıçakla servis yapacağım inşallah. Çatalla. Şöyle şuradan göğüs kısmından açıyorum ve üstü çıtır çıtır. İçi de harika pişmiş. Bakın altına üstüne çok güzel pişmiş. Bakın soğanlarımıza. Of, soğanlar akıyor, akıyor. Şöyle yapalım soğanları da şöyle yapalım. Nasıl kabuğundan çıkıp da sarımsaklarımızın çıktığını görün. Elimle sıksam da çıkardı ama ben bıçağın ucuyla çıkardım size. Bakın çok nefis bir şey oldu. Şöyle bir tane de buttan çıkaralım. Kızım oraya koyuyorum. Oradan da çöpe koyarız ya. Tamam. Bakın harika pişmiş. Öf. Lime lğime etler dağılıyor. Bakın alt kısmına bakın. Nasıl bak? Altıyla üstü aynı kızarmış. Şöyle bir tane de yeşil biberinden, bir tane kapya biberinden koyduk mu yapacak olanlara kolay gelsin. Yiyecek olanlara afiyet olsun. Bakın şeyler nasıl böyle. Mantarlarımız da çok güzel pişmiş dostlar. Mantarları ben unutmuştum vallahi. Görmeseydim unuttuydum. Ha bakın içleri nasıl eee sarımsakların içleri nasıl böyle güzel pişmiş. Bakın nasıl çıkıyor. Şimdi bir de dürüm yapıp yiyelim bakalım. Böyle üzerini de gezdiriyorum. yağsıymel olmuş. Gerçekten mükemmel olmuş yani. Şöyle açalım bakın. Şöyle üstüne dökelim ki şeyin kuruluğu. Gerçi kuru değil ama göğüsün tavuklarda her zaman için göğüs pişirmek çok zor olur. Kuru olur. Onun için şöyle bir tane bakın göğsüne alıyorum ki ben göğsü kolay kolay yemem. Bakın sarımsağıyla her şeyiyle çok mükemmel. H yapacak olanlara kolay gelsin. Yiyecek olanlara afiyet olsun. Bizi izlemeyi, abone olmayı ve güzel fikirlerinizi söylemeyi unutmayın lütfen. Hoşça kalın, dostça kalın. Allah’a emanet olun. Şimdi kısır yapıyoruz. Kısırımızın yeşilliğini doğruyoruz. Maydanozumuzu, nanemizi güzelcene yıkadık. Şimdi incecik doğruyorum mümkün olduğu kadar. Ne kadar güzel kokuyor anne. He çok güzel kokuyor. Doğada kısır yemek ayrı bir şey olacak galiba. Bir keyif verecek. Gerçekten güzel olacak. Evden daha güzel olacakmış gibi geliyor bana. Kız bunun kokusu nasıl bir şey ya? Dağdaki çamur kokusundan daha önce yayılıyor. Naneyle maydanoz. Çok kozalak çok. Yok Hatice abla naneyle maydanoz çok güzel kokuyor. İnanılmaz güzel kokuyor elimde. Maydanoz deyorsun. Demek ki maydanoz çı gübreli değil. Evet. Çarşamba pazarından aldıydım. Hemen iki günde soğmuş böyle olmuş. Ben şu ekmek şeyleri var ya kağıtları. H ona sarıyorum. Ondan da beze sarıyorum. Poşetin ağzında bağlamıyorum. Poşet terliyor ya. Ben poşetteydi. Ben şey yapacağım diye. Poşet terliyor. Onun için çabuk oldu. Ne onun adı? Sarma saracağım diye şey etdim. abla de yeşil soğanımızı ve yeşil sarımsağımızı hepsini Şimdi bunlar kendi bunlar kendi bahçemizden dostlar. Şöyle yapacağım ki önünde bir tane daha var. Bunları kendi sabah kendi bahçemizden toplayıp yıkadım. Bu da yeşil soğanımız, yeşil sarımsağımız ve reyhanımız. Kimi yerde festikan diyorlar, kimi yerde reyhan diyorlar. Ben de anlamadım nasıl güzel koktuğunu. Bir Allah biliyor bir de biz. İnşallah nasip oluruz. Siz de gelir yerseniz size de. O yeşil reyhandan bir tanedik. Kırmızı reyhandan diksene. Dilim. Diktim de yeşil oldu geri. Yeşil oldu. Aldık. Yeşil oluyor işte onun şeyden herhalde ya. Alması gerekiyor herhalde. Ya bir şey eksik oluyor ama ne eksik olduğunu bilmiyorum. yem yeşile geri dönüyor. Kimi de diyor ki yeri biraz daha kölge olacak diyor. Nihayetin e Karaman’daki evin yanında varmış ama gölge bir tane salatalık doğruyorum. Mümkün olduğu kadar ince doğramaya çalışacağım. Doğa o kadar güzel ki sade uçak sesi var. Bir de rüzgarın sesi. Ay buraya çok bayıldım ben. Bundan sonraki yeri yeni yerimiz burası. Evimiz. Şuraya da bir salıncak kuracağım. Evet. Sen sizin üstünüze gelen aline birden. Evet. Evet. Benim aşadayken oturduğum 3 ay bir evde oturdu. Bunu da bunun içine koyuyorum dostlar. Apartman kadar dudağ oaya bir kendir aldı oraya tahtadan bir salıncak. Olçaların Seda’nın yaşındaki sevdiği arkadaşlar bir salladım mı o dalların içine giriyor oo güzel olur öyle. Dudum şeyinde de bir çardak vardı. Bahç doğradım. Dilek çekimi yapıyor musun? Yapıyorum. Oraya bir suladım, sükürdüm, temizledim. Sevgili dostlar, Hatice babaannemizle piknikteyiz ama harika bir yere geldik. Şimdi kısır yapacağız. Bulgurumuzu ıslattık. Sandalyeleri koyduk. Ev sahibinin kayını gelmiş. demiş ki Dursun şu masada bir çay içesin geldi ya kız Dursun abla niye getirmedin dedi ya adam gelmek istemedi güzel canım şöyle yapalım vallahi burayır domateslerimiz yuvarlanır mı yuvarlanır kabuklarını soyup soyup şöyle koyuyorum işte dostlar tertemiz ne yaptım e domateslerimi de küçük küçük doğradım 4 tane domates doğradım. Şimdi de yeşil biberimizi doğrayacağım. Çok değil, bir tane yeşil biber yeter. Çünkü ben böyle çok salata gibi de olsun istemiyorum kısırımızı. Bir tane de kapya biber. Evet. Dostlar şimdi her şeyimiz hazır. Sıra geldi bulgurumuzun. Benim kızım birçok bulgur koymuş. Maşallah. Vallahi azaldım. Yemin ederim azaldım. Şey koyuyor. Azıcık yağ koy da azık ya. Tamam. Yap. Bir tane soğan mı aldın? Bir tane aldım. Etiketin de üstüne ben yapıştırdım. Ne yapayım? Evden almayı unutmuşum soğanı ama soğansız da olmayacak. Bir tane tarttırdım manva. Böyle bir tane de başvan koyuyorum ki çok lezzetli olsun diye. Yeah. Hep benim ayağım görünecek değil ya. Anne var ya ben koca karıyım diye. Allah acı yapmayacağız çünkü acı yapamayız. Kim yiyemiyor? Ben yiyemiyorum. Hatice babaanne yiyemiyor. Tamam. Hüseyin de yiyorsa biz tabağımızı alırız. Tabağını alsın. Yağ katalım. Haca babaannem öyle dedi. Dur biraz kızım salçasını koyayım. H tamam katacağım hepsini. Katacağım merak etme. Şimdi salçasını koydum. Şöyle yeteri kadar dostlar. Ortalama 3 yemek kaşığı kadar salça koydum. Eğer az gelirse daha koyarım. Şöyle çok az pul biberi. Bu biber çok fena bir biber. Şu salçamızın ağzını da şey edelim. Kapatalım. Yemeyecek. Bu birazcık isotumuz. Çok büyücük şimdi. Ay gözüme gitti şey. Ay azıcık yağ koy kızım. Koy koy koy koy. Yeter. Y o kadar da demedim. Şimdi sana şuradan tekmeyi verdin mi şu tarafa düşersin. Şu şu ağaçların olduğu yere uçarsın. Bak karşı şu ağaçların oraya uçarsın. Çocuk koyduğum yağan soğanımızı ondan sonra salçamızı kaçırdım yağı iyicene ovuyorum bu yağ gözü yerde. Şimdi de ik elimi birleştirdim. Hepsini karıştıracağım. Şöyle güzel bir yoğuracağım. Kısır yapmayı öğrensinler. Kısır nasıl yapılır? Tabii ki de benim dostlarım daha iyisini biliyordur eminim ama sen en iyisini biliyors yöreler farklı yapıyordur. Bulgurumuzu ılık suyla yani sıcak suyla ıslattık. İşte malzemelerimizi de koyduk. Şimdi güzelcene bir yoğuracağız. Bir kısır deryası ama çok bereketlenmiş. Ben çok az aldım anne. Gene var bir kilo bu bulgur. Hayır 250 gram aldığım bulguru biliyorum. Hayır onda bir şey var. Bu 250 gram bulgur mı? Allah Allah. 250 gram. Ya kızıma mı inanayım, bilgilerime mi inanayım, gözüme mi inanayım? Bunlar ya 250 gram. Haç babaanne sence kaç kaç gram bulgur? Ben baktım baktım 3 4 bardak gelecek kadardı. Su bardağıyla 4 su bardağı. Tamam 1 kilo işte zaten. He yok o şey var ya kürek. Kürek yarısına kadar doldurdu verdi. Neyse Dilekciğim şimdi iyicene yoğurduk. Bakın böyle çok güzel oldu. Salçası yeterli. Şimdi sıra geldi domatesini direk beninkini o kay tabağa koyarız. Tabaklarımız var bir sürü. Olsunuz. O bulaşık. Olsun. Ne olmaz öyle? Yeşil biberlerimizi marı koyarsın. Marulu yıkadın mı? Şimdi yıkayacağız ve yeşil şeyimizi güzelcene birazcık daha bunlarla yoğuralım. Ondan sonra yeşilliğini tekrar koyacağız. Dilekciğim nar eşkimizi getir. Şimdi dostlar sıra geldi yeşilliğimizi koymaya. Heh. Üstüne sıra geldi nar ekşimizi koymaya. Koy koy koy kızım. Bayağı koy. Ekşisini bilmiyorsun. Biraz daha koy. Ben biliyorum. Baktım onun tadına. Yeter. Ko şişeyi kenara almazsa yeter. Şimdi şöyle yağını da gel. Ve kısırımız hazır. Şimdi ne zamanı? Servis zamanı. Oh, mis gibi oldu vallaha. Hadi Dilekciğim tabaklarımızı getir. Bu kısır her yerde her şekilde yenir. Yenir. Bakın dostlar çok güzel kısırımız oldu. Şimdi şöyle biraz şekillendirerek şöyle koyuyorum. Sonra yanına marulunu koyuyorum ve domatesini koyuyorum. Afiyet olsun. Yiyecek olanlara, yapacak olanlara kolay gelsin. Yiyecek olanlara afiyet olsun. Bizi izlemeyi, abone olmayı, güzel fikirlerinizi söylemeyi unutmayın lütfen. Hoşça kalın, dostça kalın. Allah’a emanet olun. Her yerde her zaman yenir. Kısır bir vazgeçilmezdir. Ah. Soğan nerede kız? Soğan da ver. Dur ben getireyim. Pardon. Senin çekimci olduğunu unutuyorum işte. Bazen böyle hazıra konu vermek canım istiyor. Dur Böyle güzel bir patlıcan kebabı yapacağız. Pazardan aldık patlıcanlarımızı. İnşallah çok güzel çıkacak. Tabii eee bu patlıcan kebabının piri olan Urfa bize haklarını helal etsinlerin. Onların patlıcanı gibi güzel patlıcanı biz nereden bular? Şöyle ortalama bir parmak. Gene de Mersin yeni pazar. Evet. Cumartesi pazarı. Mümgün olduğu kadar aynı. Esnafına teşekkür ediyoruz. Kesmeye gayret ediyorum. Urfalılar bana ne diyor biliyor musun? Balcan kebabı. Evet balcan kebabı. Doğru söylüyorlar. Şimdi bu şekilde bakın doğrayalım patlıcanlarımızı. Yapacak bir şey yok. Mümkün olduğu kadar eşit doğramaya çalışıyorum. Şöyle koyalım. Şöyle azıcık tuz atıyorum. Zaten çok yapmayacağız dostlar. Az yapacağız. Şöyle çok az bir biber koyuyorum ki biberimiz çok acı. Onun için dikkat etmemiz gerekiyor. Urfalılar bassın acıya. Evet. Herkes kendine göre atsın baharatını. Biraz kekik koyuyorum. Şöyle çok az da bir salça koyacağım. Ha bu kadar yani bir şey kadar. Tatlı kaşığı. Tatlı kaşığı değil çay kaşığı kadar. Şimdi bunu iyicene yoğuracağım dostlar. Kıymamız biraz yağlı kıyma. de alıyoruz köftelerimizi. Hani göster bakın bu büyüklükte alıyoruz. Şöyle göz kararı böyle koyuyorum ben şimdi etlerimi şeyler patlıcanlarımızın arasına dizdiğimizde göreceğiz. Ve harika bir patlıcanımız olacak. Şey patlıcan kebabımız olacak. Lavaşımıza sarıp yiyeceğiz. Evet. Bunun en güzel yeme şekli lavaşla. Bana göre, size göre neyle bilemem. Bakın iyicene yoğurdum. Ondan sonra da şöyle elimle topak yapıyorum. Kaç tane çıkacak bilemem da. Şöyle bir tane patlıcanımızı geçiriyorum. Bu şekilde. Sonra şöyle kıymamızı geçiriyorum. Sırayla bekle. Bakın bu şekilde doluluk oranı. Böyle devam ediyoruz. Zaten sen o kadar çok şiş çıkartmışsın ama iki şiş çıkacak gibi görünüyor şeyinde. Ne çıkarsa bahtıma. Bahtımıza bari yan tut da seyircilerini de görsün yavrum ya. Heh. A çok güzel esiyor da. Şimdi gene bir tane daha etimizden. Acaba kameraya giriyor mu şey? Daha nesintisinin sesi bilmiyorum ama güzel esiyor şimdi. Bir tane daha bence patlıcan koyduk mu bu tamam. Evet. Şöyle yan tut. Bakın bu tamam. Şimdi bunu buraya şöyle koyalım. Yapması kolay, yemesi de kolay. Evet. Çok basit bir yemek aslında. Yani böyle Urfalılar biliyor bu işi. Evet. Bence de biliyorlar. Bence o patlıcanları ağlamasın. Onları da tak gitsin. Takacağım zaten. Nasıl taktın? E böyle taktım. Pişsin. Ne yapayım şimdi? Ziyanın olsunlar. Tut şunu. Bunu da şunun ucuna takacağım. Niye? Ziyan olsun. Pişer nasıl olsa Allah’ın izniyle. Hh. Şimdi şöyle daya da kızım şuradan birkaç da biber takalım. Bekle. Şimdi şöyle biberlerimizi de takalım ki biberlerimiz de güzel güzel pişsin. H işte tamam. Şimdi bir şişte şey mi yapalım? Domates mi dizelim? Soğan. Bizim memleket soğanı olunca zor işliyor. Evet. İşte bu da tamam. Domates getir. Domatesi getirmedim. Birazdan getiririm anne. He domates önemli değil zaten. Getirmez. Bu hızlı pişer. He. Hadi bakalım şimdi doğru bunları pişirmeye. Ah. Soğan nerede kız? Soğan da ver. Dur ben getireyim. Pardon. Senin çekimci olduğunu unutuyorum işte. Bazen böyle hazıra konu vermek canım istiyor. Çok güzel piştiler ha. H pişiyorlar da. Şöyle çevire çevire pişireceğiz çünkü ağır pişmesi lazım. Şunlara is gelmiş herhalde. H. Evet. Kabuğunu soyarız isimde gider kabuğu. Ah işte ben ne dersem anlayım dostlar. Susacağa boynunda takana kadar bana versen baban bedem ya. Anneciğim alsana. Ben senin için getirdim. Boynuma da kattım ki göresin. Hazırlarım her şeyi. Bilekciğim çay demle. Bugün benim elimin yanma günü. Ha kaynamış mı? Suyumuz kaynamış. Bir de şunun ta şuraya kadar gel. Şimdi benim görevim bunları pişirmek. Ne yapmak da soymak. Bakın dostlar yaptığımız lavaşlarımızı şöyle üstüne koyalım. Birazcık ısıtalım. Ben sıcak seviyorum. Tabana fark etmez diyenler kendi bilirler. Şöyle çevire çevire ısıtacağım. Çünkü patlıcan kebaplarımız ne oldu? Hazır oldu. Biberlerimiz pişti. Güzel canım. Ay çok güzel ısınıyor vallaha. Ben şu biberlerimizi de alayım. Ekmeklerimiz de ısındığında işte. Patlıcan kebaplarımız hazır. Şimdi şöyle ısıttığımız ekmeklerimizi alıyorum. Bir tanesini şöyle seriyorum altına. Şöyle koyuyorum. Şimdi hemen ekmeğimizin şurasından birazcık böleceğiz. Otursana kız. Şişlerimiz de çok da sıcak değilmiş. Şimdi şöyle bakın. Şöyle çekiyorum. Oh, harika pişmiş vallahi. Bakın patlıcanlarımızın nasıl güzel piştiğine. Sonra da şöyle buyurun patlıcan. kebabı yemeye şöyle alalım şunu da. Şunu da şöyle koyalım ve buyrun. Patlıcan kebabımız hazır. Kaçan bizden değil. Çok güzel oldu sevgili dostlar. Şimdi birden nasıl yiyeceğimize bakalım. Şöyle. Ben az yiyeceğim için küçük dürüm yapacağım. Sizler de is yiyebileceğiniz kadarına yapın. Şimdi şuradan bir tane alıyorum. Bakayım. Şöyle gireyim. Oh bakın içi ne kadar güzel pişmiş. Kıyması bar şu yeşillik. Ötekilerden de koyaydın kız. Koyacağım. Bak patlıcanın içi sulu sulu pişmiş dostlar. Bakın ne kadar güzel pişmişler. Şimdi bir tane de şu yeşil biberden koyacağım. Şöyle bir tane de soğandan koyacağım. H. Şimdi de şöyle ekmeğimin arasına koydum mu yeme zamanı. Yapacak olanlara kolay gelsin. Yiyecek olanlara afiyet olsun. Bizi izlemeyi, abone olmayı, güzel fikirlerinizi söylemeyi unutmayın. Ve diyorum ki ben patlıcan kebabı böyle lavaşta yenir. Siz di siz nerede yiyorsunuz? Lütfen bana söyleyin. Hoşça kalın, dostça kalın. Allah’a emanet olun. Pisi pisilerin içine oturdum. Bakın çok harika. Çiçeğin adını bilmiyorum. Bilen varsa söylesin ama ben sanki şeye benzetiyorum. Neydi o çiçeğin adı? Ben ne bilmiyorum. Orkide mi? Hah. Orkideye benzetiyorum ama dağ orkidesi. Yabancı orkideye benzetiyorum ama siz biliyorsanız lütfen söyleyin. Aha da kalktım. Aha da gidiyoruz. Ahan bir tane kekik bulamadım. Şu koskoca dağa geldik. Kekik bulamadan gidiyoruz. Bakacağım ama yok. Asla. Sevgili dostlar bakın böyle bazı yerde hurma diyorlar, bazı yerde cennet meyvesi diyorlar. Bazı yerde amme diyorlar. Yani birçok yerde memleketine göre değişen meyvelerimiz. Şöyle dalından koparıyorum. Çünkü böyle koparırsak daha güzel ışkınlayacaktır. Onun için böyle toplayıp güzelcenem kabuklarını soyup kurutacağız. Bakalım hep beraber soyalım. Şimdi şöyle yapıyorum. Şöyle size göstereceğim soymaya. Şöyle bıçağımızın keskin bir bıçağımızın ucuyla şuradan giriyorum. Bakın bu şekilde yavaş yavaş soyacağım. Şu sapını asla kopartmayacağız ki. Bakın bu sapını kopartmayacağız ki buraya ipenle bağlayalım. Yoksa nereden bağlayalım dostlar? Bakın bu şekilde önce burasını temizliyorum. Sonra da şöyle elma gibi mümkün olduğu kadar incecik. E Karadeniz tarafında bunun şeyi var. Makinesi var. Soyma makinesi ama bizim o kadar şeyimiz yok. Böyle güzelcene soyuyorum. Mümkün olduğu kadar ince soyuyorum kabuklarını. Bakalım kaç günde kuruyacak göreceğiz. Söyleriz. Evet. Kaç günde kuruduğunu söyleyeceğiz. Bizim eee hurmalarımızın bir kısmı şey eee siyah hurma bir kısmı sarı. İki çeşit. Bir ağaçta iki çeşit. İki tane ağşı vurmuşlar. sağ olsunlar ekenler zamanında. Onun için de iki çeşit oluyor. Bakın bu şekilde soyuyoruz. Böyle koyalım bakalım. Kaç tane olduğunu bilmiyorum kopardığımın ama hepsini temizleyeceğiz Allah izin verirse. Bu şekilde yeni dönem video yayınlarına başladın uzun zamandan beri. Evet. Bayağıdır video çekmiyorduk dostlar. Hangi aydayız? Eylül, Ekim. Evet, Ekim’deyiz. 11 Ekim galiba. Aman dostlar, ayı da bilemez oldum. Günü de bilemez oldum. Ya 11 ya 12’si birer birer yaşlanıyorum artık. Evet. Diğer kanalda Dilek Tut kanalındaki videolarda çok gençsin. Evet. Tabii ki de 10 senedir yani şey çekiyoruz. video çekiyoruz. 10 sene az bir zaman değil. 10 yıllık hayatımızı aktardık ya sosyal medyaya. Evet. Maalesey iyiliği iyiyle güzeliyle ne bileyim acısıyla tatlısıyla bir 10 yılımızı geride bıraktık. Allah herkesten razı olsun. Benim dostlarımdan beni hiç yalnız bırakmadılar. Hep de beni yalnız bırakmıyorlar. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Başka herhangi bir işlem yapmayacaksın değil mi? Hayır. O zaman ben dama çıkayım yavaş yavaş odun getireyim. Hı. Benim telefonumu da getirdiysen Allah razı olsun. Yok telefonundan haberim yok. İçeride keşke getirseydim. Yemin ederim akıl edemedim anne. Ya niye yemin ediyorsun? Allah Allah. Akıl edemedim. Yarın da ekmek yapacağız dostlar. Ekmek yapacağız. Turşu yapacağız. Evet. Caz cez ciz yapacağız. Şimdi ben merdivenden damat çıkayım. Odun atayım. Sen de merdivenimi ben yukarı çıkana kadar tutuver. İki dakika. Tamam. İçeride benim telefonumu da getir de. He he. Getireceğim. Sen merak etme. Kız tavuklar sudur atıyorum önce en ucuna. Sonra şöyle içinden geçiriyorum. Şöyle şunu içinden geçiriyip şöyle sapından sıkıca tutturuyorum. Bakın. Ondan sonra da bir tane daha bağlıyorum ki bu kaçmasın diye. Evet. Bakın bu şekilde yapacağız. Şöyle şu ara kadar yeter. Şimdi e şöyle doluyorum. Şöyle geçiriyorum. Bak gemici düğümü gibi düşünün. Ş. Sonra buraya geçiriyorum ve şöyle biraz gevşeteyim. Çünkü şu arıya geçirmedim. Şimdi geçirdim ve şöyle koyduğumuzda birbirine değmemeli. Ölçü bu. Benim hurmam bahçemden aşısında bir tanesini sarı, bir tanesini kahverengi yapmışlar ama ben ikisini de diziyorum. İnşallah çok güzel olacaktır. Şimdi hepsini bu şekilde yapacağım. Bakın şöyle alıyorum. Bir daha göster baştan. Bak şöyle alıyorum. Örgü yapan hanımlar bunu daha güzel bilirler. Sonra da bakın şöyle sapına geçiriyorum. Sapına geçirince de şuradan asıldığımda düğüm oluyor. Bakın bu şekilde dizeceğiz. Kesinlikle birbirine değdirmemeye özen göstereceğiz. Aynı şey gibi. E örgü örerken imle kaldığınız gibi. Ekranı kapatma bari elinle. Bakın bu şekilde bu şekilde düzeceğiz. İpiniz sağlam olursa çok iyi olur. Benim ip iyi sağlam. Maşallah. Makrume ipi. Evde hazırda vardı. Ben ondan yaptım. Her ipe 10 tane dizmeyi düşünüyorum. Bakalım bu şekilde yaparsanız kolay kolay çıkmayacaktır. Şöyle kaldır bakayım. Tamam. İnşallah olacaktır. Açtık işte böyle. Böyle asacağız. Yavaş yavaş kuruyacağız işte. Bir yerlerini de hep böyle yapacağız dostlar. Asarken görüşürüz. Bakın dostlar böyle alıyoruz şeyin altına. Balkonun altına sereceğiz bunu. Buraya atacağız böyle. Çok uzun zamanda kuruyacak. En az bazen bir ayda, 1 bu5 ayda kuruyacak. Onun için de ne yapacağız? Balkonun altına. Balkonun altına asacağız ki e güneş filan değmesin diye. İşte bu kadar. Böyle asacağız. Hepsini asınca görüşürüz. Bu şekilde asacağız. Ve bir ipe kaç tane taktın? Birinde 11 tane, birinde 10 tane. He. He. Bur şimdi ben diğerine devam. Tamam. Ve geldim. 30 tane dedim yaptım. 40 tane 50 tane. Ne yapayım? A işte yazmama da dolandı kaldı mübarek. Ya yazmama niye takıldı? Şimdi bunu çeksen şeyden çıkacak. Dur şimdi. He şimdi oldu dostlar. Bak işte. Heh. Karıştı kaldı. Şimdi suyumuzu ocağa koyduk. Dolaşmasın diye de böyle tek tek ayırdık. Şimdi bunun içine azıcık tuz atacağım. Çok az. Daha öyle çok fazla değil. Şöyle 2 yemek kaşığı tuz attım. Bak böyle. 2 yemek kaşığı tuz attım ki şey olmasın diye. Sevdiğimizde güzel dursun diye. Tarçın atıyorum dostlar. Elimi çok ket daha bu şeyler. Ne onun adı? Hurmalar. Ellerimi yıkayım da geleyim dostlar. alalım yımıza ki şöyle tuttuğumuzda bak su kaynıyor. Biz bunları çok değil şöyle azıcık koyacağız içine. Uzun uzun değil. Şöyle 2 saniye kadar. Sonra şunu da alacağız. Şöyle. iplerini kenardan sarkıtalım ki birbirleriyle dolaşmasınlar diye. Şöyle düzgün düzgün iplerini şöyle kenarlarına sarkıtalım ve şöyle birazcık tutalım. Çok değil yani amaç pişirmek değil. Birazcık bakın şu şeyli çikolatalı çikolatalı bazen içinde çıkıyor bakı ağaç tek ama çıkıyor. Yapacak bir şey yok. Şöyle tarçın da o tarafa gitmiş. Orada mı kızım bir şey verirse şu tarçını ortaya getirmek isterim. Koksun şöyle güzelcene. Şimdi böyle yapıyorum. Bunu alıyorum. Bu kadar. Çok durmayacak çünkü. Evet. Şimdi bunu buraya şöyle güzelcene koyuyorum. Tepsimizin kenarına şöyle. Sonra ötekini çıkartmıyor musun? Çıkaracağım. Böyle düzgün koyarsak tamam bekle konuş. He hadi yaşını topladık. kurusunu da size göstereceğim ve gene geri sermeye devam edeceğim. Tabii ki e anne arkanı toplaya toplaya geliyor mu? Topla yani bir kovma 10 kilodan fazla zor taşıyorum vallahi. Ay aha buraya koydum. Şimdi bunları içeride güzel ayıklayacağım ama burada da sevdiklerimi de bakın kurudular. Gayet güzel. İçi yumuşak, kabukları sert. Tam yenecek oldular. Tam 3 haftada kurudular dostlar. Şöyle 1 2 3 gün daha durabilirler ama bana göre kurudular. Hadi artık çaylarımızın yanında, kahvelerimizin yanında. Buyurun gelin hep beraber yiyelim. Hoşça kalın. Dostça kalın. Allah’a emanet olun.

KAYNAK

1 thought on “Doğada Yemek Pişirme Sırları: En Kolay Yöntemler / Campers’ Favorite Recipes: By the Fire”

Leave a Comment