Birçok yörenin sahiplendiği ama Yozgatlıların illa bizim dediği arıbaşı çorbasını yapıyoruz. Bugün bir çorbadan daha fazlasını bir ritüeli yaşatıyoruz. Yanında yaptığımız hamurla gelenek ve lezzet adeta yarışıyor. Nasıl mı yapıyoruz? Adım adım her şeyi açıklamada yazıyor. Önce oda sıcaklığına gelecek arkasından da jole kıvamına gelene kadar +4 dolapta bekleyecek. Unu yağsız kavurmamızın sebebi nişastanın hızlı çözülmesidir. Bu sayede hem çiğ kokusunun önüne geçiyoruz hem çorba kolay kullanılıyor. Ayrıca çorbanın kırmızı renginin de bozulmasının önüne geçmiş oluyoruz. Yine aşama çok gibi gözükse de doğru adımları izlerseniz inanın çok kolay bir çorba. Yeter ki söylediğim şeylere dikkat edin. Puleri salçayla kavurunca acı yağ geçiyor. Hem aroma derinleşiyor hem de çorbanın rengi daha kırmızı kalıyor. Çorbada acı ve ekşinin baskın olması onu kış günlerinin vazgeçilmezi yapıyor. Bizim Hamza kar düşmeden yenmez ustam dese de ben size tarifi öncesinden vereyim. Aman siz bizim gibi nişastası düşükla yapmayın. Hamurunuz çatlamasın. Hamza Arabaşı çorbası Yozgatlarım mı? Evet ustam kesinlikle. Aksini iddia edenler yorumlara yazsınlar. Hadi o zaman başlayalım. Başlayalım. Bunu çiğnemeden yutmak gerekiyor. Kesinlikle.

KAYNAK

Tarifi Paylaş

“Bugün Anadolu’nun en tartışmalı çorbası Arabaşı’nı yaptım. Sizce hangi yörenin ?” üzerine 48 yorum

  1. Arabaşı, özellikle Yozgat’ın sahip çıktığı, kış gecelerinde sobanın yanında sofraya kurulan bir ritüel yemektir. Eskiler der ki; çorba ne kadar acı olursa sohbet de o kadar koyu olur. Bu yüzden genelde kar düştükten sonra yapılır. Hamur çiğnenmez, çorbayla birlikte yutulur. Mantığı budur.

    Ben önce tavuğu düdüklü tencereye koydum. Yanına bir soğan ve iki defne yaprağı ekledim. Düdüklünüzün cinsine göre süre değişebilir ama ben düdük öttükten sonra yaklaşık 40–45 dakika pişirdim. Tavuk pişerken hamuru yaptım. Unu ve suyu soğuktan karıştırarak ocağa aldım, tuzu ekledim ve karıştıra karıştıra koyulaştırdım. Birkaç dakika kaynadığında tepsiyi hafifçe nemlendirip hamuru döktüm, soğuyunca dolaba aldım.

    Tavuk piştikten sonra suyunu süzdüm, etlerini didikledim. Ayrı bir tavada unu yağsız kavurdum. Tencereye sıvı yağ koydum, domates ve biber salçasını birlikte kavurdum. Pul biberi bu aşamada ekledim ki acısı yağa geçsin ve çorbaya eşit dağılsın. Süzdüğüm tavuk suyunu üzerine ekledim. Kavurduğum unu soğuk suyla açıp çorbaya temperledim. Kaynayana kadar karıştırdım, ardından didiklediğim tavuğu ekledim. Tuz, karabiber ve az limon suyuyla çorbayı bitirdim.

    Bugün sofrada Yozgatlı Hamza vardı. “Bu yemek bizimdir.” dedi, sahip çıktı.

    Hamurdan bir parça koparıyorsun, çorbayla birlikte yutuyorsun. Arabaşının olayı bu.

    Bu yemeği hangi şehir sahipleniyorsa yoruma yazsın.
    Kaydet, kış gelince sofraya kur. ❄️🔥

    Hamur:
    • 1 L su
    • 200 g un
    • 1 çay kaşığı tuz

    Çorba:
    • 1 adet bütün tavuk
    • 1 adet soğan
    • 2 adet defne yaprağı
    • 3 yemek kaşığı sıvı yağ
    • 2 yemek kaşığı domates salçası
    • 1 yemek kaşığı biber salçası
    • 3 yemek kaşığı un (yağsız kavurmak için)
    • Yarım su bardağı soğuk su (unu açmak için)
    • 1 tatlı kaşığı pul biber
    • Tuz, karabiber, limon suyu

  2. Eskiden annelerimiz köy tavuğuyla ve köy sade yağıyla yapardı. Köy tavuğuda öyle 10 dakikada falan düdüklüde pişmezdi.
    Odun ateşine sabah koyulurdu akşama kadar içini ala ala pişerdi. Yani iyice tel tel olurdu onun lezzeti şu an hiç bişeyde yok
    Şimdiki yapılanlar tavuk çorbası 🙂🙂
    (KONYA/BEYŞEHİR)

Yorum yapın

Benzer Tarifler