EsAnka ile Express Mutfak’ta bu bölümde Sekon’un keyifli sunumu ve konuğumuz Gökhan Kopuz’un muhteşem sohbetiyle Pratik Kayseri Yağlaması hazırladık. Adım adım pratik tariflerimiz ve tadımıyla sofranızı şenlendirmeye hazırız.
Yeni videolar için abone olmayı ve bildirimleri açmayı unutmayın. “Bir sonraki tarifte ne görmeliyiz?” diye düşünüyorsanız, yorumlarınızı bekliyoruz.
Normalde programın formatı bir arkasından konuşarak başlıyorsunuz ama bize arkadan konuşmak yakışmadığı için biz yine giriş yapıyoruz yani program. Utanmazlanmaz olduğumuz için her şeyi birbirimizi izliyor söyleyebiliyoruz. Aynen. Aynen öyle. Aynen öyle. Aynen öyle. E o yüzden problem yok arkadan konuşmaya. Konu sakladılar yüzüne karşı söylüyoruz ki konuşmaya gerek yok. Bekliyoruz gelsin de yüzüne vuralım diye. Özellikle bekliyor bardaklar da çok güzelmiş ama. Bardaklar havalı mı? Tabii ilk defa geldiği için çekime. E normalde hep eskiden gelirdi. Şimdi hiç gelmediği için hiçbir şey yok. Yok iş yoğunu. İş yoğunu diyelim. Öyle mi diyelim? Peki ama izliyorum. Programınızı izliyorum ya. Program çok Allah razı olsun. Allah razı olsun. İyi ki izliyorsunuz. Esankı Simen sponsorluğunda Express Mutfağa hoş geldiniz. Bugünkü konuğum patronların patronu Eşref Rü’nın eşrefi. Ezelin ezeli. Şımartıyorsun beni ama olur öyle şey. Eskiden kılırken bir ağırlığım vardı da şimdi çok zayıfladım da böyle 90 derecede yıkanmış çekmiş gibiyim ya. Kendimi böyle heybetli hissedemiyorum. Evlenmiş gibisin. Daha güzel. Evet. Patronların patronu, CEO’ların CEO’su, firmanın sahibinin sahibisi Gökhan Kopuz bizimle arkadaşlar. Bardak burada iyi mi? Nerede? Program sizin nerede? İstiyorsan ben böyle istiyorsan benim suyum de içebilirsin. E tabii istiyorsanız yani. Hoş geldiniz. Hoş bulduk. Nasılsınız? İyiyim. Se sen nasılsın? Görüşemiyoruz. Dünden beri görüşemiyoruz. Dünden beri görüşemiyoruz. Doğru. İyisiniz? İyiyim. İyiyim. Sağ ol ya. Peki çok resimiz siz de bizi konuşunuz. Farkında mısınız? A şey normal mi konuşacağız? Yo farkındayız. Rahat mı olayım yani? Abi ben programın akışa ayakabilirim ya. Ben bir şey diyemem canım. Program siz ne istiyorsanız onu yaparız ama atmosfer çok güzel ya. Çok çok beğendim ya. Zaten böyle tasarlamıştık. Evet ama harika. Siens ailesine de teşekkür ediyoruz. Esank ailesine teşekkür ediyoruz. E bu programda sponsor oldukları için harika. Güzel işler çıkartıyorsunuz Eskişehir’de değil mi? Evet. Çok güzel işler çıkarmaya çalışıyorlar. Hayır burada sunucu ben mi? Sen konuk musun gibi. Ama bir gün de o programı yapalım ya. Ben sunucu olayım sen konuk ol. Onu yapalım. konuşmuştuk galiba değil mi? Evet konuş bir gün ben sana sorayım demiştiniz. Ben hayır demiştim. Korkuyorum çünkü biliyorum ne soracağım da o yüzden. Aa bak şimdi ağzıma geldi bak dişimi ay dilimi dilimi ısırdım dişimi sıktım. Yalancı demeyeyim ama pratik kayseri yağlaması yapıyoruz arkadaşlar. Yalancı kayseri yağması diyebiliriz. Malzemeleri geçiyorum. 250 gram yağlı kıyma, 2 adet domates, 1 adet soğan, biraz maydanoz, süzme yoğurt, domates salçası ve biber salçası, birer tatlı yemek kaşığı. Baharatları da ben kendi zevkime göre koydum. Karabiber ve kekik koyabilirsiniz. Yeterli aslında karabiber tuz da yeterli. Pul biber eklemek isterseniz ekleyebilirsiniz. Onun için özel hazırlavaşlarımız var. Hiç hamur açmayacağız bugün. Patronumu yormayacağım. Yapılışını da zaten yaparken isterseniz anlatırım zaten sizlere. Yapabilirsiniz. Ya da YouTube’da bol bol harbim mevcut. Programı yemek programı olup ama yemekten o kadar uzak olmasına ne diyorsun peki? Yemeği yemeği yaptıktan sonra yiyoruz değil mi? Tadın ol yiyoruz. Burada da bakıyoruz tabii. Yemekler çok güzel oluyor. Bak burada set arkası yani yemediğiniz için daha önce bilmiyorsunuz tabii. Set arkasındaki arkadaşlar biliyor. O kadar güzel oluyor ki hani bu engamede anlamıyorsun nasıl yaptığımızı ama yerken gidikten sonra çok güzel olduğunu herkes söylüyor zaten. Ası boş yapmıyoruz. Sadece yemekle çok işçi değilmişiz gibi oluyor. Muhabbette sanıyoruz çünkü. Çok güzel. Burada da sorular var galiba. Burada sorular var. Evet. Ben başta sana bir soru sorayım. Sonra istiyorsan başlayalım. Başlayalım. Mutfakla olan yakınında bunu her konuğuma soruyorum. Sana da sorayım. Derecesi nedir? Mutfakta olan yakınlığım şöyle ya benim zaten bu reklam ajansı işinden önceki ana işim zaten gıda işi yani baba mesleği gıdaydı. O yüzden mutfakta aşığim vardır ama yapmıyorum yani dışarıdan söylemek daha pratik geliyor bana yani. O yüzden yapmıyorum ama yapsam çok güzel yemekler de yaparım yani. Ama yapıyorsun arada bir arada yapıyorum özel özel misafirim olduğu zaman e genelde et ürünlerini mesela yapıyorum özel misafirlerimle mesela Karadeniz kavurmasını çok iyi yaparım. Eti çok iyi yaparsın sen. Öyle düşünüyorum ben. Tabii tabii. Ondan sonra kahvaltıyı çok güzel hazırlarım mesela. Çok dekorlu mekorlu kahvaltı hazırlarım böyle. Ama şimdi hazırlasam da yiyemiyorum. Mahlama yapıyor musun? Onu da yaparım. Hepsini yaparım. İstisen yaparsın yani. Uçak bile kullanırım. Eliyetim yok ama uçak bile kullanırım ya. İstedikten sonra her şey yaparım. Ve örnüklerimizi getiriyorum. A evet ya. Ben de diyorum bir şey eksik. Ben salat takacağım. Sen eskiden bu tarz böyle önlüklü mönlüklü bir şey veya atıyorum bir kalıp bir şey giyeceğim zaman kiloluydum ya olmuyordu. Şimdi olduğu için çok mutluyum. Çok sıkmıyorsun değil mi? Yook böyle zayıf görünce sıkıyor. He ben zaten zayıfım. E zaten memelerim buradan sağdan soldan dışarı atmadı kanka. E Brezilya gibi düşün. He nasıl yapacağız? Ver bakayım. Çapraz yapıp deliklerden geçireceğiz. Şuradaki delikten ne kadar tefat şey sıkayım biraz daha. Olabilir. Problem değil mi? Evet. Evet. İyi. Etiket burada mı kalmeli mi böyle? Modeli böyle olas. Ama ben şeyi fark ettim biliyor musun? Programı izlediğim zaman sen gelen konukları sanki onlara yemek yaptı. Sen hiç şey yapm gibi geliyor bana. Hayır ben programı mı sıkım yemek mi yapıyor? Tav tavaya atıyorsun sadece karıştırıyorsun gibi geldi bana. Neyle başlıyorsun şimdi? Soğanla. Soğanla mı? Evet. Bir adet soğanımız. Nasıl keseyim soğanı? Şöyle ben kendi modelime göre. He kafana göre kuş başı küçük küçsin yani. Evet erisin. Evet kabukları soyulmuş gelir diye tahmin ettim ama yok o kadar yapmıyoruz ya. Bunu da mı koruklara yaptırıyorsunuz Allah aşkına? Bazen konuklar kendisi doğrucağını bildiği için önden soyuyor da biz sizi yormam. Ben kabuğu şey yapayım diye sanki biraz fazla aldım buradan ama sana iş yaptırabileceğim tek burası vardı. O yüzden ben de dedim ki bir konuş kend aşk olsun. A hep yaparsın biliyorum canım. Zaten bekleyen projeler var mı? Özellikle eee benden gizlediğin bir proje var mı? Benimle alakalı benim içinde olduğu ama onları şu anda burada açıklayamam. Bir seviye daha atlaması lazım açıklamam için. Kimin? Benim mi? Ay hayır. Yani yapının biraz daha tam oturması lazım yani. Peki. Evet. Geçer çekimden bu yala, en son çekimden bu yana hayatında ne değişti? Emekli oldum. Değişti aslında. Emekli oldum. ET EYT neydi? Malulen miydi? He Malulen emekli oldum. Ondan sonra bu arada arkadaşlar ellerimi yıkadım. Eli ben kullanmıyorum zaten. Biz yiyeceğimiz için çok da problem değil vallahi. Ben de var ya tam şef gibiyim ha. Yakıştı mı tezgah? Yakıştı. Yakıştı mı arkadaşlar? Ciğerci camet gibi oldu mu? He ben mi geçeyim yı? Programı ben mi sunayım bundan sonra? Ek sen sensin. Sen ne yap? Sen hiç şey yapmıyors ki. Sarımsak soyuyorum ya. Ben de onu hiç soymayı sevmem de ya. Ben soyuyorum. Peki hayatta bir şey değiştir mi diye sordum ama değiştirmedi? Yok hayatımda bir şey değişmedi ya. Hayatım zaten standart bir hayatım var. Yani bütün bir hayatım ben. Yani onun haricinde bir şey değişmedi değil ha şu değişmiş olabilir. Eee ilk başlarda hani biraz daha az yemek yiyordum ya en son programda ameliyat çıkmıştım. Yani 3 ay falan olmuştu. Şimdi o yemek düzenim biraz daha normale döndü. O yüzden enerjim de normale döndü yemek yiyebildiğim için. O yüzden sadece değişen olar yani. Onun haricinde değişen herhangi bir şey yok. Peki şey konumuzla alakası yok. Soruların içerisinde de yok bu. Ekrem’e çekim yaptık biliyorsun. Çekim hakkında ne konuşuyorsun. Muhtemelen bu hafta yayınlanacak o. Evet. Ekrem’in daha çekimi yayınlanmadan Eskişehir’de böyle hit oldu. Sansasyon yarattı. Her gittiğim yerde o konuşuluyor. Özellikle bizim Ekrem’in kuaför salonunda bizim çevremiz hep orada tıraş oluyor. En son gittiğimde çekimden iki gün sonra programla alakalı konuşuyorlar. Az daha birbirlerini öldüreceklerdi. Ben denk geldim bir kere. E Naci Bey sevgilerd bunları böyle tavaya koyacağız. Onları da doğurayabilirsin istiyorsan. Doğrayayım mı? Evet. Evet. Böyle niye ağzım bir şeye alıştı? Kibar böyle sınız siz falan konuşuyorum ben. Normalde biz konuşmuyoruz ya. Ama kamera karşısındayız ya. Öyle mi? Küfürle mi konuşuyor? Kamera karşısındayız. Aydındı normal konuş. Ben elit kimliğimden çıkarma şimdi ya. Gayrişlu mi konuşayım? Nasıl konuşayım ya? Böyle iyi. Şimdi ben şunu sorayım o zaman seni tanıdığım için. Evet. E bir insanın sana sadık olduğunu nasıl anlarsın? Bir insanın bana sadık olduğunu hiçbir zaman anlayamam. O kadar net. Şöyle anlayamam. Bugün sadıktır. Yarın değildir. Hayat bir satranç oyunuysa ve sen planan satranç gibi oynuyorsun ya. Evet. Şu an hangi taşsın ve kimlerle oynuyorsun? Ben mi? Evet. Yani oynadığın karşıdakilerin taş şeyi de. Yani ben şu an satranç oyununda hangi taşım? Evet. Bir de kaç kimle mi oynuyorum satrancı? Evet oynadık için. Hayır taşı yani mesela sen atıp atsan o ne gibi düşün oynadığım kiş birçok satranç oyunum var. Hemen hemen herkesle alakalı var. Her konuyla alakalı var. Ben genelde piyonum. Piyonu tercih ediyorum. Karşımdaki de vezir. Öyle yenmek daha keyifli oluyor biliyor musun? Vezir daha mı üstte oluyor? Tabii vezir en üst ol. Ben bilmiyorum da o yüzden. Vezir değil miydi ya? Şah ya. En üst şah. Şah mat değil mi? Şah tabii. Evet. Ben soruyorum sorularımı. Geliyorum. Buyurun. Kot ablomuz mu vardı? Çor mu oldu? Güven bir kez kırıldığında yeniden inşa edilebilir mi yoksa o bina yıkılmış sayılır mı? Güven çok enteresan bir şeydir. Bir kez kırıldığı zaman tekrar bardak gibi düşün. Yani bardak mesela şu bardak kırılacak evet yapıştırabiliriz bunu. Bantlayabiliriz işte urulayabiliriz bilmem ne falan filan ama eskisi gibi hiçbir zaman olmasın. O yüzden güven çok zor ve çok tehlikeli bir şey sen peki insanlar senin güvenini nasıl kazanıyor? Zor mu kolay mı? İnsanlar güvenimi aslında kolay kazanıyor ama örnek veriyorum mesela 10 yıldır hayatımda olan biri diyelim. Tamam mı? arkadaşım diyelim mesela illaki güvenimi kazanmıştır ama bu şey değil ki yarın güvenim ona bitecek veya atıyorum sınavlar hala devam edecek yani bu bana karşı da olabilir yani. Seni tanımadıkları için herkes sınavların ne olduğunu bilmiyorlar. Tabii tabii. Şöyle yapalım o zaman yine bir soru sorayım. Eee bir gün boyunca sadece kalbinle karar vermen gerekseydi ilk yapacağın şey ne olurdu? Bir daha alayım soruyu ben. Orada sarımşant bıraktım. Bir gün boyunca kalbinle düşünebilecek olsaydın ilk yapacağın şey ne olurdu? Evet. Bir gün boyunca kalbime düşünebilecek olacak. Kalbimi sökerim yani. Kalple düşünülmez. Çünkü kalp insanı hatalar yaptırır diyorsun. Tabii. Sen kalple düşünmüyor musun? Hayır. Mantık ve akıl. Peki yormuyor mu seni? Yok anıştım artık ya. Bunu şey gibi. Gökhan mesela bizim geçen şeyi sordu bana ya dayı dedi hiç mi dedi yorulmuyorsun dedi her şeyi dedi kafanda tutarak. Dedim ki sen mesela araba kullanıyorsun ya bu senin için normal bir durum değil mi? Evet dedi. E dedim benim için de o normal bir durum yani artık normalleş elinizi orada yıkıyorsunuz. Evet ben de öyle bir soru sordum ki yani sanki plumbadan su çekeceğiz. Bak ben bir de temiz çalışırım biliyor musun siz de? Hadi bir de. Evet. Hele hele. Evet. Soruyorum. Geleceğe dair hiç kimseyle paylaşmadığın gizli bir hedefin var mı? Varsa biraz ipucu verir misin? Var. Dubai’de Burş Kalifa’da 78. katta dairemin olmasını istiyorum. Neden 78 kat bilmiyorum. Hep aklım. Neden 81 değil? Hayır. Sebebini bilmiyorum yani. Sebebini bilmiyorum. Hep ak bir sebebi yok. Sebebi yok. Peki bunun için uğraşıyor musun? Uğraşmıyorum. Niyet ediyorum. Niyet ediyorum. Ben böyle bir şeyi niyet ettiğim zaman o kendi kendine oluyor zaten diyorsun. Gerçi ama ben şey buraya da ben geçtim farkında mısın? Bunu da ben fark ettim. Ben de domates dedi domates getiriyordum sana. Tamam sen koy oraya ya. Ben rendelerim. Büyü mü bir şey var arkadaşlar. Aklan geçirdiğin bir şeyin bir şekilde dönüyor dolaşıyor. Onu ben net gördüm biliyor musun? Geliyor bir eee bundan kaç sene önce ya bir 6 5 sene önce eee bir araba markası ama yani tamam yüksek bir araba markası ama yine de ulaşabileceğim bir hedefti. Onu adese diyorum ki benim böyle bir arabam olur mu acaba diye. Bir de Porsche marka bir araba mesela hayalinde ama benim için çok ütopikti yani. Bu şey gibi düşün. İşte Muş Kalifa 78 katta dairemin olması gibi bir şeydi. Bunu niyet ettikten aradan bir buçuk sene geçtiğinde geçtikten sonra bir gün balkondayım böyle çıktım baktım iki araba da kapımda duruyordu. Nasıl aldığımı ben de bilmiyorum yani. Kötü yolla almadım yani. Nasıl aldın ben bilm senin için kötü yolla aldığın bir şey yaptığını düşünüyorlar ama tabii ki öyle bir şey yok yani. Böyle böyle deyim değil mi? Tabii tabii. Nasıl istiyorsanız. O zaman benimle ilgili güzel düşünceler istiyorum sizden böyle ki olsun. Evet biliyorsun sana güvenenler hiç yarı yolda kalmıyor. Evet kalanlar da neden kalmış oluyor? Kendere bilir. Oğlum zekanla değil de iç güdülerinle kazandığın bir anı anlatır mısın demişim ya. İç güdimle kazandığım bir anım yok. Hep zekayla. İç güdüyü anlatıyor mu ins? Zek aşık bir adam biliyor musun? Ya tabii s zeka şeyin var bir de senin şey var. Zekayı çok seviyorum yani. Karşımdaki insan düşmanım bile olsa zeki olduğu zaman çok hoşuma gidiyor. Salakla muhatap olmuyorum diyorsun. Salak demeyelim de gerçi ona zekasını kullanmayın. Zeka seviyesi düşüklerle. Zeka seviyesi düşük olanlarla muhatap olmuyoruz arkadaşlar. Artık yani bu bitti artık değil mi? E tabii kabuğu kalmış. Bir canim domates canı kalmamış. Şimdi ben sana bir soru soracağım. Bu arada eşref rüya bitti mi? Bitti. Bitirdim. Çok iyidi. Beni de ezele başlattın. Daha yeni başlad başım. Tam sen ama tam senlik bir dizi. Evet. Ya senin bu zamana kadar onu nasıl böyle gerçi bir başlamışsın bırakmışsın seneler önce ama nasıl devam etmezsin? Senin gibi bir mesele tamam mı? Çünkü tam senin böyle alanın. Orada da zeka yarışması var. Sen de çok zekisin. İnsanların etrafındaki be kişinin toplamıymış zekası. Allah takılıyor. Başarı da öyle ya. Yani etrafındakiler başarılarsa sen mi başarılı oluyorsun? Tabii ya. Arkadaş grubunun ortalaması oluyorsun. Bu zekada bütçesel konuda. Bütçesel konuda çok öyle düşünmüyorum da. Aa şok oldum. Eline su döke verm canım. Yok be ben öyle zengin bir adam değilim ki. Öyle zengin normal zengin bir adamsın. Öyle şey değil. Geçtiğimiz ay geçtiğimiz ay maaşları bile geç verdik. Hesaplama bloku gelmişti. Aah şuna bir de yumurta kıracaksın var ya. Bayılırım biliyor musun? Böyle soğanlı şeyli kıymalı. Soğanlı kıymalı. Sen hiç yemedin mi böyle? Yemedim. A kıymalı yedim de yani böyle kıymalı yemedim. Bak kıymalı böyle soğanlı. Bir de buna yumurta kıracaksın üzerine. Bak bir gün menüyü değiştiriyoruz arkadaşlar. Bir gün yap da yiyelim. Bir gün yapalım yiyelim. Ayıpsız yaparım ben. Vallahi ne biçim canım çekti ya. Bu zamana kadar gelen konuklardan en çok programın yani röportajını beğendiğin kim oldu? İzlediklerimin arasında en eğlenceli geçeni mi soruyorsun? Yani bu program için de olabilir. Daha neler neler için de olabilir. Genel olarak konuk yapısı olarak en çok kimi kimle kimi sevdin? Kimle eğlendin? Ya hepsini hepsini zaten tanıyorum. Hepsi benim dostum, arkadaşım. Daha Neler Neler programında Ekrem’in bölümü çok keyifli. Ama şöyle Ekrem’i tanımayan belki keyif almayabilir o bölümden. Evet. Ama ben şimdi Ekrem’i çok iyi tanıdığım için onun mimikleri, sıkışmalarını falan filan gördüğüm için o güzeldi. Adonunni güzeldi. Daha neler neler programında da gözlerinki başarılıydı. Y hepsi başarılıydı ama gözlerinki böyle sanki böyle daha şeydi. Gözde bizim yemek yapmayı ve şeyi de çok seviyor. Bence gözde pres tutmakla daha iyiydi. Daha neler nelerden der ama gözdenin ben daha neler neler programın da gözlerin ilk başta biraz motivasyonu düşünmüş. Söyledi zaten programı kulakların çınlattı. İzledim. Doğru doğru izledim onu. İzledim izledim izledim izledim. Tamam şimdi hatırladım. Ezel konusunu niye açmıştım. Şimdi aklıma geldi. Şimdi sen Ezelsin. Ben Eyım. Yıllar sonra karşı karşıya geldik. Bana ne söylemek istersin? Dizide söylenecek çok güzel cümleler var ama benim en sevdiğim cümle aslında Ezelin Eyşan’a söylediği değil. Ezelin bir tane kankası vardı. Cengiz. Cengiz. Cengiz’in Eyşan’a bir söylediği laf var. Cengiz Bey buyurun siz de. Siz de alalım. Cengiz’in Cengiz’in orada söylediği çok güzel bir laf var. Orada şey diyor Eyşana’a diyor ki, “Dünya üzerinde” diyor, “Azıcık gururu olan kimse” diyor, “Bakmaz diyor yüzüne diyor ama” diyor, “ben sana” diyor “kakmaya doyamadım” diyor. Gurursuz çünkü tabii ama adam çok seviyordu. Utkuğum hoş geldin. Yemek yemeye geldin abi. Yağlama varmış. Hoş geldin. Yemek yemeye geldin. Bak nasıl? Benim uzmanım kaldı yemek. Aa Utku baksana şunun üzerine yumurta kıracaksın var ya. Peki Eyana ne söylerdin? Ben mi? Evet. Ezel Oğuzan mı? Şeyde Utkuya da soracağım. Utkuya sor. Utku başlasın. Ben yemek beni bırakır mısınız? Ben yemek yapıyorum. Lan ben Eyşanım sen ezelsin. Yıllar sonra bu olaylar olmuş falan böyle karşına gelmiş. Eyşana ne söylemek? Eğer bu sensim. Özür dilerim. A evet. Çok ağır. Dökeyim mi domatesi? Ya geçen eee programda seçilim programını izlediğimde Siriyle şey yapıyorsunuz. Makineler makineler çalışıyordu. Ondan sonra gel. Makineler çalışıyordu. İşte kahve makinesi falan ama çok enteresan teknoloji ya. Ben teknolojiden biraz uzak kalmışım ama. Bir buzdolabımız var. IQ700 özellikli. Ama ne güzel buzdolabı ya. Geniş ailelere özel akıllı ve şık bir çözüm. Siemens KF96 DSB modeli buzdolabı 605 litrelik dev kapasitesi ile mutfağınızın yıldızı oluyor. Hiberfş teknolojisi sayesinde meyve ve sebzeler daha uzun süre taze kalırken Nof Frost özelliğiyle buz çözdürme derdi tarihe karışıyor. İnovasyonla tasarımı bir araya getiren Siemens her detayı sizin için düşünmüş. Ama o buzdolabını alıyorsan mesela çok da güzel bir evin olmalı. O zaman Utku’nun çeyizine bir tane almak lazım. Alacağız dayım alacak. Çeyizi mi dayım? Hayır bütün beyaz eşyasını alırım yani. E alacağımız adresi yine burası yani. Smesini alacağız. Nereden alacağız? Zaten eee aynı zamanda şarap bölmesi var. Bu buzdolabın özelliği. Gördün mü bilmiyorum. Sen çok şarap sevmezsin ama gerçi ben çok severim. Gördüm ama ben şarap bölümünü ben başka bir alkolle değerlendirebiliyor muyum acaba? Sade şarapla ilgili değilmiş arkadaşlar. İstediğiniz alkolüle de saklayabiliyor musunuz? Sadece alkol bölmesi. Ama dolap çok şık. Dolabın kodunu bir daha söyler misin? K96 SPRZ yok. SPR başka bir şey. Sprlar sokağa. Evet. Aklımız hep o tarafa çalışıyor ya. insan koyabiliriz. Salçaları da koyacağız. Ben bir bol koydum kırmızı olsun diye. Cim nasıl yapalım? Bunu bir gün yapalım. Üzerine yumurta kırarız. Tarifi kısaca vereyim ben sizlere. Zaten biz asır yufka kullandığımız için soğanları ve sarımsakları doğradık. Kıymasını koyduk. Beraber pişiyor. Şu an soğanlar piştiği için evet koyabilirsiniz. Soğanlar piştiği için domates rendesini ve birer kaşık domates ve biber salçası olmak üzere ekliyoruz. Baharatları ekleyeceğiz sona doğru. Aslında pişmeye hazır. Bu kadar. Daha sonrasında katlarımızı yapıp yemeğimiz ortaya çıkacak. Ben de hamurat ev kadını gibiyim. Ha ben şimdi mikrofonu çok kısa Utku’ya vermek istiyorum. Mesela Utku program sunucusu olsaydı nasıl olurdu diye çok merak ettiğim için. Utku normalde konuşuyor ama bugün hiç konuşmuyor. Niye öyle oldu? Ben dünden biraz yorgunum. A ben biraz dünden biraz yorgun. Niye yoruldun? Dün yoruldum. Çok çalıştım. Ben program sunucusu olsaydım kartı kopya çekyim. Acaba bu tarafa mı geç soruyu? Şu iki soruyu sormadım. Sorab. Evet. Esanka kısa süreliğine Seko şimdi sana işi devretti herhalde. Gitti. E o zaman bu bölüm SEO’nun maaşlarını düş herhalde. Peki bana yatar mı maaş? Bana yeter mı? Maaşı yatıran sen değil misin? Y arkadaşlar bu arada Pamedya’nın ortağı kendisi. Şimdi kısa süreli ama sanki SEO’nun maaştan düşer galiba ya. Biraz düşer. Kısa süreliğine Esan Kasem Express Mutfak benim tarafımdan sunulacak. Sorularımla başlıyorum. Eğer kendini bir yemeğe veya tatlıya benzetseydi bu ne olurdu? Ben tatlı olarak başka bir şey düşünmüştüm. Ben bilirim. Sütlü aç. Ama tatlı olarak sütlü aç ama yemek olarak pilav üstlü haşlanmış tavuğu çok severim. Hı hı. Yani 365 gün 3 oyun yesen mesela sıkılmayacağın bir yemektir. Evet. Biz eve geldiğimizde de en çok bu yemeği yapıyorsun. Evet. Evet. Programa kısa bir süreliğine el koyduk. Utku Imre tarafından darbe. Şimdi ikinci sorumuza geçiyoruz dayıcığım. Salça da karıştı. İlk sorumuzun cevabını aldık. İkinci sorumuz. Geçmişte yaşanmış bir olayın finalini değiştirme hakik gitti. Kenarlarda geziyor. Kenarlarda geziyor. Abi sen soru soruyorsun. Sen oradasın. Yemeği ben yapıyorum. Geçmişte yaşanmış bir olayın finalini değiştirme hakkın olsaydı bu ne olurdu? Ama geçmişte hangi olay? Birçok olay yaşadığın için bir tanesi. Kötü olaydı iyi. He onu söyleyemem. He onu ben sana kamera maf şu an söyle. Tabii tabii. Maalesef şu an söyleyebiliriz. Kamera arkası da söylerim ben sana ya. İki tane yumurta alalım da şunu. Yumurta kıralım diyor. Allah aşkı bitti. Barat ekmekte varsa. Ekmekte varsa yavaş ver. Banmalık banalık. Tamam ya. Sekolum sen şimdi yemeği ben yaptım diyeceksin. Onu ben eklerim. Hangiler ekledim? yapıyor. Tuzu benim sesim geliyor mudur acaba? Tuzu ekleyeyim mi? Tabii tabii. Ama çok ek Nusret pozu gelir mi? Nusret pozu gelir mi? Ha şu mu? Nasıl yapıyor di? Şu şu. Evet. Yani seku ettin ettin. Şuna bir yumurta kırdırmadın Allah aşkına ya. Ama ya şurasını bölelim bari. Şurasına kırayım ben ya. Baksana kıralım. Önemli mi? Çok güzel. Bir yumurta alır mısın? Organik. Birerini gönderin ya. Allah aşkına ya. O zaman çok küçük bir Guiness Rekorlar kitabına bir gidelim mi? Bir quiz yapalım mı? Yapalım. Dayıcığım şimdi sen bunu az önce çok güzel yaptın. Neyi? Kartları görme de. Tamam. Sen az önce çok güzel soğan doğradın. Peki dünyada bir dakikada en fazla soğan doğrama rekoru kaç tane soğan içinde? Bence biraz düş be. Çok mu çıktı? Çok çıktı. Bence biraz düş. Gel. 30. Yine o çok yüksek oldu. 4 mü? Kaç? Seiz tane mi? Tane. Ama soğanı nasıl doğrayalım? İkiye mi bölüyorsun? Yemekle alakasız bir sorumuz var. Bu kesin Seko’nun sorusu. En çok kaç kişi roman havası aynı anda oynamıştır, göbek atmıştır. Düğün tarzı bir şey de bu büyük ihtimalle. Ben de bilmiyorum. Ben de şu an katıldım. Alakamız. 61 dın. Yanlış yaptın. Yanlış. Joker hakkı kullanmak ister. Ama çıkayım mı ineyim mi biraz? İn. Niye ben bugün hep yukarıdan Gines? Ama Gines deyince tabi mi algı değişiyor? Algı değişiyor. Yokarak mı kullanmak ister misin? Bağlan alım Peko’ya. 2000 değil mi? İki dedim ama ben az önce dedim. Kazandın mı? Ben kazandın mı? Ben kazandım. Yağlı mı kazandın? Şey gibi olabilir mi? Çocuk bak şöyle söylüyor ya Shakespeare olabilir mi diyor ya böyle bakıp bakıp onun gibi olabilir mi? O zaman dayıcığım ben de son sorumu sorayım. Ondan sonra arkada birkaç ürün bakacağım Siemens’ten. Vücutta en uzun süre alevle koşma. Ha birisi yanıyor cayır cayır koşuyor. Kaç dakika? 2 bu5 dakika. Birazcık çıktı. Joker şimdi. Az mı oldu? Az mı? Az oldu. 4,5 dakika yaklaştım. 5 dakika 41 saniyeymiş. Abi adam yanar ya. 5 dakikada yanar ya. Yanmış zaten. Aa rekor kitabına gireceğim diyor. Böyle insanlar da var. Ben sorularımı sordum. Şimdi ben arka tarafa geçiyorum. Tamam. Programı seko’ya devrediyorum. Geliyorum. Şey tde yapıyorlar ya. Bendeyiz. Emig Hanım su rica edebilir miyim? Tabii. Var mı öyle bir servisimiz var mı? Macarayı taşıyın arkadaşlar. Getir patronun. Buyurun. Şimdi eee o pişti zaten y programın üçte birini Utku sundu. O yüzden senin maaştan bir düşme yaparız herhalde değil mi? Canın sağ olsun. İs hiç vermisi zaten bu. Bunu o yüzden şey yapıyorum. Şöyle alalım biraz soğusun. Soğumasına gerek yok zaten de ama tamam bir tık böyle soğut tutsak da hatta karıştırabilirsin yine soğusun diye. Birazdan yağlamamızı başlayacağız. Ben de şunları birbirine biraz yapışmış gibi bir ayırayım böyle. Dünyaya bir daha gelmiş olsaydın hangi mesleği yapmak isterdin? pilot olurdu sen özel jet pilotu. Yok ya dünyaya bir daha gelsem yine çalışmak istemezdim yani. Bu kadar da net yi çalışmak istemezdim ya. Çalışmak istemiyorum biliyor musun? Biliyorum canım. Ben zaten ya çalışıyorum ben. Ben de çalışıyorum da. Fin çalışmalar ama öyle değil. Böyle değil yani. Telefonla çalışıyorum yani. Vücudun çalışmıyor. Beynin çalışıyor sadece. Alışmışsın ama sen bunu olm. Alıştım. Alıştım. Tabii. Kolay para mı diyorsun? Ama ne bedeller ödedin ben? E tabii ödemişsindir canım. O ya ödediğini de biliyorum da bilmiyormuş gibi yaptım. Ödemişsindir diye. Geçen geçen Instagram’da bir yazı önüme düştü. Çok güzel diyor. Diyor ki ben diyor uyuduğum uykunun bile bedelini ödedim. Çok hoşuma gitti o cümle. Ne oldu? Sustun. Bir kötü bir şey mi söyledim? Hayır. Hayır. Ne sorayım da ben onu düşünüyorum bir yandan. Ben bunu sordum mu 10 adım sonrasını görebilmek bazen yarar mı yorar mı diye bir soru yazmışım buraya. Anı yaşamak zorunda olduğum bir durum oldu mu diye. Yook yani on adım sonrasını görmek görmüyor. Az önce işte Gökhan’ın bizim söylediği örnek gibi. Yani onu mesela araba kullanmak onun için doğasında varsa yani onun normal bir durumsa benim için de on sonrasını görmek ama bu vizyoner olmakla alakalı bir durum yani arkadaşlar. Ben pul biber ekledim en son. Siz isterseniz ekleyin hemen isterseniz eklemiz. Evet. Senden dolayı ekledim. Şeyi biliyor musun nasıl yağlandığını ben sana göstereyim. Bak şöyle etrafını şöyle bir yapıyoruz. Tamam mı? Ondan sonra burada yağlaması zor oluyor diye sonra bunu böyle açıp tam ortaya alıyoruz. Sonra şey sonra kıyma şey yapıyoruz. Kaşık veriyoruz değil mi? Kaşıkla da olur. Nasıl istiyorsan da fark etmez. Şöyle yapayım. Siz de arkadaşlar böyle şöyle buluşturup şöyle 4e katlayabilirsiniz. Şöyle. Şöyle uçlarını yapıp şuraya döktüm ama önemli değil. Aa canın sağ olsun. Döktüm ama kızmazsınız bana değil mi? Gökhan kopuzda bile kameranın karşısında yemek yaptıran da yani ne bileyim arkadaşlar göremezsiniz her zaman. Evet. Bu yeterli mi? Biraz daha koyayım mı? Biraz daha yayabilirsin. Ya da ben onu düzelteyim şuradan. Yok ya zahmet etme ya. Onu da ben yaparım sö vereyim mi çek? He yaparım yaparım. Dur şöyle yayıyoruz arkadaşlar. Her tarafına gelecek şekilde şöyle bol şöyle tam ortalam. Vallahi ne güzel gözüktü ya. Ekleyeyim mi biraz daha tuz? Artık önemli değil olsun. Bu saatten sonra yoğurduna koyarız. İyi mi? Biraz daha ekleyeyim mi? Biraz bol koysam. Bu ne cimilik? Ben anlamadım. Halbuki hiç cimi bir de değil. Değilsin normalde. Niye böyle yapıyorsun? Şu an alamadım. Kendi yiyecek bir de yani arkadaşlar. Kendine yapıyor. Başkasına yapmaz. kendi yiyecek dedi de ben bir lokma yiyebileceğim zaten. Yiyince göreceğiz. Ama bunu ben evde tek başıma da yaparım ya. Kolay. Evet. Bu yufkayı genelde hani biz de yemekleri FY hanım yaptığı için buradan kendisini sevgiler ve saygılar çok öpüyoruz. Fury hanım da eli lezzetlidir bayağı. Hiç daha bir şey yemedik ama elinden. Aa evet evet Fury Hanım sana söylüyor. Ben yemedim a her yerim yağlandı ya. Tam yağlama olduk ya. Evet. Ben yine Genes Kor kitabından sorular sorayım. En kalın kitap kaç sayfada? Kitap okuduğun için soruyorum sana. En kalın kitap kaç sayfad? Yani 2000 2400. Hayır biraz çık. Bayağı çık. 4400. Biraz düş. 3400. Yok. 4032’ymiş. 4032. Evet. Bu da bayağı kalın olur ya. Evet. Değil mi? Kıymayı da bol koy dik arkadaşlar gerçekten. Ama se böyle malzeme yetiştiremeyeceğiz böyle yani. Baksana kıymamız bitiyor. Şey diyeceğim mi diye bekledim. Araya boş katlar atalım mı? Şey diyecek misin diye bekledim. Neden bu kadar yağ koydun diye bekledim aslında yağ koyarken baktım baktım demedim. Sonra dedim ki zeki adam olduğu için yağlama oldu. Yağlama yağ üstü yani zaten. Ama sen araya birkaç tane çaktırmadan kameralara çaktırmadan birka boş kata at. O kadar yeteri seviyede kıymamız yok şu anda. Me yıkılır mıkılır ablayı var ya ben de müteahit gibi öyle şey yaptım ki tek sıra haline diziyorsun vallahi. Ona biraz daha koyalım. Oo şeyi yapalım mı ya? Ben dayanamayacağım abi ben ama yersen tıkarsa yiyemezsen bana. Hadi küçük yiyeceğim abi. Kusura bakmayın ya. Şin tadına tuzuna bak o zaman. Tadına bak. Tadına mı bakayım? Yani tuzu nasıl diye alamadım ki. Şöyle destek vereyim mi şöyle? Yo yok destek aldım buradan. Nasıl olmuş? Nasıl yapmışsın? Arkadaşlar yemeği ben yaptığım için ellerime sağlık. Biz buna şeker de koyduk mu? Hayır. Tatlı mı böyle? Biber salçası var ya ondandır. He doğru doğru. Şu kaçak katı mı çıkalım araya? O he kaçak katı araya koy da onu Emir’e veririz o zaman. Emir o katı yer. Emir vallahi bu zaten bekliyor bitse de yesem diye aç geliyor genelde hepsi buraya. Ben devam edeyim mi? Yo ben yorulmuyorum. Ben bir de programdan sonra İstanbul’a gideceğim. A işim var o zaman. Y şey ya çocuklar şeyledi ya benim. He oraya gideceksin. Onların yanına gideceğim. Tamam. Peki hayatında yanıldığın bir anın var mı? Var. Çok. Ben de münecim değilim yani. Benim de yanıldığım anlar oluyor. Oransal bazda baktığım zaman çok az yanılmışlığım vardır. Ama yanılacağını da biliyorsundur zaten. E tabii yani herkesten her şeyi beklediğim için yanılacağım şeylere çok takılmıyorum ama yanıldığım anda oransal bazda azdır. Ama genelde tahmin ederim yani. Bu biraz az oldu ha değil mi? Ama kaçak kat çıkalım önemli değil. Kaçak kat mı çıkalım? Yani az koyabiliriz önemli değil. Dünyanın en çok delinen adamı deli kaçmış vücudan. Sence kaç tane aç? Vurmuşlar mı adamı? Ne yapmışlar? Hayır canım. Piercing gibi düşün. Piercing takmışlar. Piercing bilmiyorum ki. 450 falandır herhalde. 516 taneymiş. 516 tane. Eee 100 tanesi yüzünde. Yüzünde mi? Yüzünde. 278 tanesi neresindedir sence? Tahmin et. Orada vallahi. O kadar yer var. Oluyor mu? Bilmiyorum. 278 tane 278 tane sağar mı oraya? Mete karesi geniş herhalde. Gölgelik diyorsun. Sorular özellikle sana seçimim. Ne? Lokanta mı açsam acaba ya? Ben böyle yemek yapmak hoşuma gitti ya. Gözünden süt fışkırtma rekor sadece kaç cantimetre uzunluğundadır? Gözünden su fışkırtma süt. Süt mü? Aa abi nasıl bir şey bu ya? İşte bu enteres. İnsanlar bunları niye yapıyor ki? Ben onu anlamıyorum ki. İnsanlar bunu bu hastası olduğu için yapıyor bence. Sol katımızı da atalım istersen. Yemin ediyorum inşaat ustası gibi bütün elleri şey arkadaşlar yağ içinde en uzun süre gözlerini kırpmadan bakma. 6,5 dakika. Tabii. Çıkayım mı? Çık. 11 dakika olarak hesaplı çık. Evet 36 son katımız şimdi. Son kat mı? He da ustalık eserimi konuştum. Bir saat 17 dakika. Aa hadi be. Göz varmış be. Kem gözlü. En yaşlı bale dansçısı kaç yaşındadır sence? 92. Çık ya. O kadar da çıkma ya. Çok değil ya. Ölmüş artık o yani. Ne bale dansı da yapıyor. Yapmış işte. Sanat hayattır arkadaşlar. Siz de yapın. 105 sana. Kop şey verecekler. 102 yaşında ölmüş. İstediğin kadar para verecekler. Evet. Bale öğreneceksin. Profesyonel olarak da yapacaksın. Bir kere böyle şov yapacaksın. Yapar mısın? Ama o kıyafetleri giy müsait değil. O kıyaf şu an müsait bence. Gerçi şu an müsait ama şu an bitti. Pozisyonu müsait değil. Bale çok güzel olmadı mı ya? Çok güzel oldu. Şöyle ben bir şurayı şey yapayım. Ben de ellerimi şöyle peçeteyle sileyim. Şöyle bir temizleyeyim. Ondan sonra şova başlayalım. Yapaz. Yap. Hasta gibi olmadım ya. Çok öyle oluyor zaten. Evet. Sen yaptın mı daha önce bu emeği? Ben yaptım. Hı hı. Aslında sen de yediğini ama hatırlamıyorsun. Aa tabii. Bunu burada mı söyledin şimdi? Yani şimdi bunu de bölmemiz gerekiyor ortadan. Onu da yaparsın sen. Sana bırak. Anladığım kadarıyla sen bir şey yapmıyorsun. Genel olarak benim çatal da böyle tutturayım mı yoksa direkt böyle dalmaz herhalde. Biraz yumuşak gibidir ama biz sıcak ya yumuşamıştır şey. Evet pasta keser gibi kesiyor arkadaşlar. Evet evet bir de şöyle artı olarak ayırıyor onu oradan. Bak. Evet. Çok güzel gözüküyor. Bizim Gökhan nereye gitti? Arabaya mı gitti uyumaya? Evet uyumaya gitti. Ne büyük şeyi kaçırıyor şu anda. Pişman olacak ama sonradan. Abi baksana ya. Picasso’nun tablosu gibi olmadı. Bir şey söyleyeyim mi sana? Yemin ediyorum ya. Bırak sen de beni ölmeye yarıyorsun. Bunu atıyorum. Haır tabii. Şey gibi oldu. Nedir o? Eee senin mi? Senin. Evet. Benim o. Benim. Nince kaplumaların pizzası gibi duruyor. Evet. Bir de bunun yenme stili de var değil mi? E tabii var. Şimdi ben onu göstereceğim. Servis yapacağım tabaklarımıza. Şey çatal kaşık da çok güzelmiş ama. Şöyle arkadaşlar gösterelim. Erkan Bey para yakıymış tabii. Marka şöyle gösterelim beraber. Ama göstermiyorsun ki sen. Ç ama yağlı ya şey yapamıyoruz. Çok yağı var arkadaşlar. Şöyle gördük mü? Ellerimle yaptım. Ellerle mi yaptın? Koyalım böyle. Ben bir süsleyeyim onu iki dakika hemen. Şöyle. Mum da takacağız mı? Mum. Mum gibi olmadı mı? Hayır vallahi mum takacağız derken aklıma doğum günüm geldi ya. Buradan doğum günümü kuten herkese çok teşekkür ediyorum ama ya pasta yemekten zaten yiyemiyorum. Evet gerçekten bana bile yok geldi. Sen şöy tabii ya. Her gün 3 d tane bazı doğum günü kutlamalarına katılamadım. Onlar ben yokken benim doğum günümü kutladılar. Aa çok güzel oldu. Restoranlarda böyle yapınca fiyat fiyat. Evet arkadaşlar şöyle şöyle süsledik. Evet çok güzel değil mi? Evet şimdi servis yapayım. Evet. Evet yeme stilini biliyorsun bunun. Çatalı böyle takıyorsun. Evet. Şöyle dolar do. Çok iyi kesememişsiniz kopuz bey ama hani dedin ya güzel kesiyorsun ayırıyorsun diye. Bıçağı da iyi kullanırım ama burada mı kesemez acaba? Eski bıçakçılardan mı şimdi? H çok güzel oldu. Utku bakmak ister misiniz? Ama ben bunun tabii hepsini yemeyeceğim. Doğru mu yaptın? Doğru yaptın. Doğru yaptın. Doğru kıvırdın. Evet. Buyurun böyle. Abi siz bana yemek diyeceksiniz ben geleceğim. Utku bu diyetlik. Diyet uygun mu? Bizim Utku arkadaşlar yemek yer. Hep diyetedir. Yemek yer bakarım. Dacığım vallahi bu diyetlik bu kilo yapmıyor der ama glütensiz gibi duruyor bu. Al sana büyü al. Bakar mısın bir komşu da pişer bize de pişer. Çok güzel vallahi. Bayıldım. Dayım yapardı. Güzel olmazdı. Evet. Oh. Ben tadımımı yaptım. 10 üzerinden 10 veriyorum. 10 üzerinden 10un üzerinden 10 biraz az oldu ama 10 üzerinden 12 veriyorum. Çok güzel değil mi? Ben yemekte izli olsaydım tam puan verirdim. İzninizle ben çekiliyorum. Teşekkür ediyorum. Ne demek dayı benim? Afiyet olsun. Çok güzel olmuş. Hakikaten güzel olmuş ya. Afiyet olsun. Y bu kadar yiyorsun bir daha yemek yemezsin bugün. Yeme diyorsun yani. Yook ye. Ye. Kalbim kırıldı. Belki bir tane daha yiyecektim ama yemeyeceğim. Hayır ye. Zaten bir daha yemek yemezsin bugün. Zaten yiyebiliyorken ye. Yoğurdu çok geldi arkadaşlar. O kadar güzel olmuş ki. Yapın, yapın, yiyin. Arkaya mükemmel. Ne güzel oldu ya. Çok güzel oldu. Ellerine sağlık diyeyim artık. Sen yaptın çünkü yani. Yani ben yaptım yani. Ama ben zaten çok yaptığım bir tarif olduğu için o yüzden hani değil mi? Vallahi ben çok da bak ben bunun bu kadar kolay olduğunu da zannetmiyordum. Kaç sefer yedim ama böyle damağamda şeyi yok. Tadı yoktu ama çok güzelmiş. Bundan sonra devam edelim. Ağır yapabiliyorlar etinden kaynaklı. Bizimkisi gördüğün gibi hem güzel hem lezzetli hem de kolay. Kayamayacağım. Bir tane daha yiyeceğim. E hak ettin. O kadar yaptım. Başkasının hakkını yiyor muyum bilmiyorum ama. Yok o da bir yalancı gülüş mü oldu şimdi? Oldu mu? Doğru oldu. Doğrusu oldu. Ben ilk defa değişik gildim. Niye öyle bir eline sağlık yapmışsam iyi ki geldin diyeceğim ama program şey kanal zaten şeyin şirket zaten senin famedia daha doğrusu. Ondan sonra bu da senin sayende oluyor biliyorsun baıstaların senin çalışanlarınla. İyi ki geldin kendi programına ayaklarına sağlık. Dediğim gibi programa fanıyım takip ediyorum. Y çekim günlerini de biliyorum. Sorulardan bakıyorum ama çok da başarılı olacağına inanıyorum. İnşallah. Ben de öyle gece programlara daha birçok programlar yapacağız yani. İnşallah ayaklarına sağlık. İyi ki geldin. Teşekkür ediyorum. Aynı zamanda abimsin biliyorsun. Seni çok seviyorum. Yerim ben de ayrı. Evet programın sonuna geldik. Kendine iyi bak. Buradan son bir şey söylemek ister misin birilerine? Mesela böyle şöyle ortaya at. O üstüne alınır zaten. Yok ya abi kimseye bir şey söyleyeceğim bir şey yok yani. Bir şey pamat ama bu soru gelmişti söyine bir şey söyleyeceksen açar telefonu söylerim yani. O zaman bir yerden mesaj göndermem lazım. O zaman kapatıyorum programı. Kendine iyi bak. Tamam geldiğini pişman değilsin değil mi? Görüşürüz. Kendinize iyi bakın.
KAYNAK



