Evet, herkese selamünaleyküm. Ben gene mutfaklardayım. Neden mutfaklardayım? Misafirlerimiz geliyor. Eee, bugün de neyse söylemeyelim kim geleceğini. Sürpriz olsun. E dün akşamdan böyle simi çıkardık. Az sana fırına vereceğim. Dün akşamdan niye çıkardık? Şişmesi için. Bunlar küçücüktü. Sabaha kadar böyle şişiverdi. Az sonra misafirlerin e geleceğe geleceğine yakın fırına sürüp eee pişecek. Sonra şöyle börek var. Börekleri de fırına söreceğim. Hemen direkt peş peşe sürülsün diye düşündüm. Sonra böyle dün akşamdan bardaklarımı işte tabakları bir de çatal kaşıkları hazırladım. Böyle salata kabuğunu da kapını da hazırladım. Kabını ıvır zıvırları da hazırladım. E onlar ama en son. Ondan sonra şöyle bunu ekçinden almıştım hatırlıyorsanız. Bunun içine simitleri, börekleri, ekmeği koyacağım. Sonra e şöyle off love yaptım. Bu da direkt böreklerin yanından bir twins vi’a e peş peşe piş yani pişireceğim. E fırın sıcakken pirsin hepsi üçü de. Sonra şöyle pasta yaptım. E pastayı çekmeyi unutmuşum gene. Hemen aceleyeceği geldi her şey. E şunu yapacağım, bunu yapacağım derken pastayı da yapıverdim video çekmeden. Daha demin aklıma geldi. E bu pastayı böyle çikolatalı kakaolu yaptım. Kremasını her zaman aynı. İkişlaksanı, bir maska ponu, bir kvak. E sonra katlı bu kek. Alt katına böyle kakao kreması yaptım. Ortasına sade yaptım. Böyle çikolata parçaları parçaları serdim. Septim. Üstünde böyle kakaolu. Sonra böyle çikolataş toazel yaptım. Bir de şu koalaları koydum. Biraz çocuk e doğum günü pastası gibi oldu ama neyse gene tatlı oldu bence. Güzel oldu. Eee, şimdi bunu buzdolabımına koyacağım. Biraz soğusun. Aslında dün akşamdan yapmak istiyordum ama dün akşam inan ki eee, bir ferden geldikten sonra biraz evleri falan topladık derken saat zaten olmuş 10. Ondan sonra da yapasım gelmedi. Eee, o yüzden bugün yaptım. Öyle yani. Keki de kakaolu ama hazır aldım. Ben artık keki kendim yapınca krizlere giriyorum. O yüzden hazır alıyorum keki. Aslında iyi değil biliyorum. Eee, kendim yapsam iyi olur. İnşallah bir daha hani ilerleyen zamanda da onu da kendim yaparım ama sinir oluyorum. Şişmiyor, kabarmıyor. Ondan sonra tadı güzel olmuyor. Taş gibi oluyor, sert oluyor. O yüzden onu hazır aldım. Kekin üstüne böyle süt septim. E çok hani şey olmasın biraz yumuşasın diye öyle kremalarını koydum. Üstünü böyle süsledim. Sizce nasıl olmuş? Emre bir şey dedi dün akşam geçen hani Şeyma Yakuplar gelince eee böyle şeyli yaptıydım. Meyhoş meyhoş gelen, kırmızı gelendi. Emre dedi, “Güzeldi” dedi ama eee biraz meyhoştu dedi. “Bugünkü biraz tatlı olsun dedi. Emre de çikolatayı çok sevdiği için bugün çikolata yani çikolatalı yapayım dedim. İnşallah güzel olmuştur. İlk defa yaptım yani kremasını. Gerçi her zamanki gibi. İnşallah yani güzel olmuştur kombini. Şu kualalarda güzel olmuştur inşallah. Bu koğalaların içinde de eee çikolata var. Güzel oluyor. Çocukluğumu hatırlıyor bunlar benim. Hep böyle şi platlara falan gidince bir yere gidince ailecek bunları yiyorduk biz. Bir bunları bir mikadoları. Çok güzel oluyorlar. E hem böyle bir yemlik yani böyle ağzını atınca yiyiniyor yani güzel oluyor. Sonra bu aflofu da işte karnabahar, brokoli, bir de havuç var. Patates de yapayım diye düşündüm ama neyse dedim böyle de çok güzel oluyor dedim. Şlaksane içine de böyle baharatlı şey kattım. Brokoli katon diye. Eee ondan koydum. Onu da dediğim gibi az sonra fırına süreceğim. Sonra bugün menüde kuru fasulye var, pilav var, işte offlof var. Bir de e tavuklu yemek yaparız diye düşündüm ama yani o tavuk offlof’u gayri çok yaptım. Eee Emre dedi değişiklik olsun dedi. Bakalım ne yapacağız, ne gideceğiz. Eee gösteririz sonra. Ben şimdi mutfakları böyle hallettim. Bir de salatamı yapacağım. Yeşil salatamı. Eee, onu da hallettikten sonra temizliğe girişeceğim. Yani paspas edeceğim evleri. Eee, çünkü paspas etmeden tam evi süpürüyoruz, şey yapıyoruz ama paspas etmeden tozu gitmiyor yerlerden. Onu fark ettim ben. Eee, bir de paspas, evi paspas yapınca çok güzel oluyor. Ben çok seviyorum. O yüzden bakalım. Belki benim bir süpürge alısım var böyle. E hem aynı anda şey yapıyor. Aynı anda süpürüyor, aynı anda yerleri siliyor. Çok alasım var ama bakalım ilerleyen zamanda inşallah. Eee bakalım olur diye düşünüyorum. E şimdilik böyle çektiğim yeter galiba. Öyle yaptım. Bakalım. Şöyle komple göstereyim size. Öyle. Şimdi şöyle eee daha bir şey diyecektim ama unuttum. Neyse bugün gene oturma odasına oturacağız. Eee çünkü teraz bayağı bir soğuk oluyor. Kaloriferler daha takılmadı. Ben kaloriferin şeysini eskiden şey zannediyordum. Kanefer. Kanefer aşağı, kanfer yukarı. O meğersem ismi kalorifermiş. Yani daha yeni yeni öğrendim. Eee işte Zonguldaklı olmayan arkadaşlarıma söylemiştim. Kaneferde Kanefer yahu Kanefer ne dediler bana. İşte Heung dedi ya. Onun ismi Kanefer değil kalorifer. Allah Allah dedim ya. Gerçekten insan böyle Zonguldak şivesiyle büyüyünce eee Zonguldak olmayan arkadaşların da olursa veya Zonguldaklı olmayan insanlarla konuşunca sıkıntı olabiliyor bazen. Eee insan yani tam her yerinin bir şifesi vardır ama ben nereden bileyim kanfer şiveli olduğunu veya hani tamam mesela kapıyı gıyı aşık bırak. Bunun şivesi yani şiveli olduğunu biliyorum ama bazen mesela ıbarlak diyorlar. Ibarlak böyle e çamaşırların nemli alması. Barlak mesela Türkçede aslında yok. Tamamen Zonguldak şivesi. Eee ona anneannem diyordu. Hep ıbarlaktı. Ibarlak. Annem de diyor onu. Ama yani insan böyle şiveyle büyüyünce başka yerde de kullanınca diğer insanlar da şok oluyor. Ben de şok olmuştum. Kanefer konusunda eee veya aynen mesela aynen ne denir hani eee g aslında Almancas Almancaya çevirirsen gow oluyor ama aynen eee ben hep şey olarak kullanıyordum. Benim de yani benim de öyle. Bende de öyle. Hani böyle a gibisine kullanıyordum. A mi a öyle kullanıyordum. dersem aynenin anlamı başkaymış. Neyse onu da ama artık anladım. Eee, gene çok konuştum. Bakalım ben işlerime bakam. Öğle vakti de oldu. Ondan sonra da temizliği bir girişim ben. Zaten Emre’nin çıkış saati de yaklaştı. 10 dakika kaldı. E aslında o gelmeden her şeyi halletmek istiyordum ama artık beraber de hallederiz. Bakalım olur bir şeyler. Cümleden herkese selamünaleyküm. Ben işten geldim. Şimdi Yaren Hanım buralarda biraz hazırlık yapmış. Ben de ana yemekleri yapmak için mutfağa koyuldum. Karnımı falan doyurdum gelince. Öylelikle Türkiye’den annemin yaptığı tarhanadan getirdiydim. Bakın birazcık göz kararı şöylecene tarhana çorbası yapacağım. Bu da yeterli. Heh. Şunu şuraya koyayım şimdilik. Ondan sonra bir su bardağı suyla beraber ben bunu bir güzel eriteceğim. Ne güzel koktu baksanıza. Mis gibi mis. Aşkım çırpma teli. He şurada pardon. Sonrasında böylecene güzel gelen ben bunu burada erimeye bırakacağım. Efendim? Bu renk mutfağın. He tamam. Tamam. Böylecene hanım aşkım kaşı. Böylece bu burada erisin. Bunları halledeceğim. Bu burada kendi kendine erirken şimdi ne yapıyorum? Şimdi soğan falan soymam lazım. Ondan sonra biberleri falan ayarlamam lazım. Çorba yapacağım ya. Bir de kuru fasulye düşüreceğim. E kuru fasulyeyi de çıkarttım. Sağ olsun Aynur ablamın görümcesinin görümcesi verdiydi. Ergül abla verdiydi. Allah razı olsun. Onu yapacağım şimdi. Ama ilk olaraktan da e burada soğanlarımı soyacağım. Şimdi dersiniz ki Yaren Hanım neden yapmamış diye. Biliyorsunuz dün akşam çok geç geldik eve. Zaten saat kaçtı ben bilmiyorum. İnan saat o kadar geç değil de yorulmuşuz yani ne yalan söyleyelim. Çok yorulmuşuz ama benim de bir şey yapasım yoktu. Yaren Hanım’ın da hiçbir şey yapası gelmedi. Şimdi Yaren Hanım pastasını falan yapmış. Çay bardaklarını ayarlamış buraya. Eee, şimdik de ortalığı topluyor. Ortalığı düzenleyen. Ya tabii ki öyle dağınık değil zaten de ama bir misafir geliyor deyince tabii ki insan şöyle bir temiz de olsa ev yine de bir süpürge vuruyor böyle yani evin üstüsü olduğundan değil. Misafir gelince misafire özen gösteriyoruz böyle biz ya. Misafir Allah’ımızın ikramı bize. Her gün misafir gelse niye geliyor bu demeriz biz hiç. Anam gözlerim yandı. Biz misafiri seven insanlarıyız. Allah da inşallah her zaman öyle daim eder. Bereketini de Cenabı Allah zaten öyle öyle veriyor. Misafiri sevmeyen insan olur mu hiç? Yani ben öyle insanlardan bilmiyorum. Yani bilmiyorum gerçi herkesin bakış açısı kendisi değişik ama bu soğan da donmuş, bozulmuş, çöp. Misafir sevilir bence ya. Sevmeyen insan yoktur diye tahmin ediyorum. Öyle şimdi diyorsunuz bize, “Eer hafta misafir geliyor. Yorulmuyorsunuz mu, yorulmuyorsunuz mu?” Yahu yorulacak ne var? Bakın zaten biz bu yemekleri e kendimiz yirken de yapıyoruz. Yani misafir gelirken de yapacağız. Yani bilmiyorum fark eden bir şey yok. Çok fazla yorulmuyor insan. Niye yorulsun? Misafirden insan yorulu mu? Gelsinler gitsinler biz gelelim. Biz gidelim gündemden haberdar olalım. Ya toplumdan uzak durmayacağım. Hı. Hadi bakalım. Şu soğanlarımı soydum. Şimdi şu biberlerimi de yıkadım. Yani yıkıyorum. Heh. Bunu da yaptım. Şunları da şöyle bir yandan da reyas videosu çekiyorum. Şöyle göstereyim. Heh. Öteki bıçağım nerede? Benim kocaman gelen. O bıçakla daha iyi doğruyorum ben. Heh. Şu soğanları doğrayalım. Şimdi soğan ne için lazım? Soğan öncelikle tarana çorbası için de lazım. Kuru fasulye için de lazım. O yüzden böyle iki tane soğan doğradım. Soğanımız bol olsun. He siz bu sesi seviyyorunuz mu mutfakta? Yani ben bu sesi duymazsam kendim de gelem kendim böyle seve seve bir şey yapamıyorum. Anam gözlerim yan ne konuşacağımı da sapıttım. Heh. Yemeklik gibi böyle ince ince. Ama yani yemeğin içinde de çok fazla belli olmasın. Onu herkes sevmiyor. Ben seviyorum ama. Anam yandım yandım anam yandım anam. İnan ki yandım. Ah anam. Yakup kardeşlerimizin hediyesini de kullanıyoruz. Çok gerçekten aşırı derecesinde acıymış soğan. Şöyle alayım. Göremiyorum dönümü. Şur kapatalım da hafızamda olmasın. Boşu boşuna. Onları bir de temizlemesi var telefondan. Yaren Hanım de ki, “Ne uyumuyorsun o saate kadar diye.” Ya o saate kadar neler yapıyorum ben neler. Videoları hazırla. Ne zamandan beri mesela reans videosu hazırlayamadım. Başında durmayınca olmuyor bu iş. Gerçi her iş öyle. Bir işin başında duracaksın. Bir işe başladıysan bir işe odaklanman lazım. Bunu halletmen lazım. Allah da utandırmasın işte. Anam bu ne acıymış. Heh. Şunu başlattım ben. İyi. Başlatmışsın mı? Yook. Şimdi başlattım. Çekirdeklerini alalım değil mi? Sonra şu yeşil biberi de alalım. He. Domatesin şurasını da alalım. Yarın hanım hiç sevme bunu. Domatesin hatta kabuğunu da soyalım. Domatesi soyacakla da soyabilirsiniz. Soyacakla da soyuluyor. Ama ben bir tane domates için boşu boşuna soyacağı pisletmeye gerek yok. He önlümü de takmadım. O önlüğümü de bana Yasin abim alı verdiydi. Allah razı olsun. Sağ olsun. Eksik olmasın. Gerçekten çok kullanıyorum onu ben ama şimdi önlümünü takasım gelmedi nedense. Çünkü makineye aktıydı yar. Bunlar da değil herhalde. He Allah. Doğrayamadım. Gözüm görmeyin ki. He. Heh. Güzel oldu. Bak. Şimdi ben bunu da şuraya koyalım. Bunun yarısına kırmızı biber, yarısına da yeşil biber koyarız hemen. Şimdi bunları da doğrayalım. He. Tamam. Şunları doğradık böyle bak. İnce ince. Şimdi domateslerimizi de doğrayalım hızlı hızlı. Bir tane domates yetmez diye bir tane daha domates çıkarttım. Onu da soydum. Yani iki tane yemeği kullanacağız çünkü domatesi. Domatesi ne kadar boğulursa yemeğin lezzeti öyle güzel oluyor. Tamam. Su akmasın. Öyle yapmayacağım. Şöyle yapacağım. H şunu böyle yapalım. Ne anladım? Gene aktı. Gene aktı. Eyvah. Haydi bakalım. Ya Allah. Bismillahirrahmanirrahim. Öncelikle şöyle yağımızı koyalım bakalım. yeterli. Ondan sonra cazıma soğanı koyduk. Birazcık böylecene soğanı kavuralım. Soğanı bol olsun. Hh. Bayağı bir hall oluyor. Şimdi işte soğanını kavuracağız. Soğanını kavurduktan sonra biberlerini ekleyeceğiz. Ondan sonra domatesini, salçasını falan eklerim. Biber salçasıyla domates salçası koyacağım birazcık. Eee, sonradan da fasulyeleri direkt atacağım. Bucde yapacağım işte. E 3 dakika mı veririm artık? 3 dakika veririm bu grup fasulyeye. Turbada yavaş yavaş düşürürüm diye tahmin ediyorum. Onlar pişerken çorbayı da yaparız yani. Onu da yaparım. O da bir şey yavaş yavaş kendi halinde. Gerçekten şu Ergül abla baksanıza Allah razı olsun şu domatesleri dahi koymayı unutmamış içine. Öyle gelen dondurucuya atıyormuş. Bence çok mantıklı. Böyle fasulyeyle dondurucuyu atarken içine domates atıveriyorum. Ben domateslerimi ne yazık ki unuttum yaparken eee bu domatesleri gene böylecine dondurucuya atacağım ben. Bir yemek yaparken lazım olu yani. Öyle. Heh. Domatesleri arındırdım fasulyen. Şunlar da yanmasın. Güzel gelen yemeğimiz olsun. Heh. Şu davlamızı açmayalım. Camı açalım. Heh. Bir güzel kavruldu. Şimdik de azıcık bir şey katiber. Azıcık bir şey. Allah yere düştü. Anam aslında var ya buna ben havuç da koyuyorum. Havuç. İnce gelen soyuktan hemen havuç atalım içine. O da pi düşürü. Havucu unuttum bak. Tüh. Hemen soy soyacak mı? Soyacağım. Nerede benim canınım? Cangurtaranım yok. Sen soyacağı nereye koydun? Ne moru? Ne? Tamam buldum. Başka bir soyacakla beraber yapıyorum. Hun tut bak. Şöyle ince ince yapalım bari. Unuttum da renk versin gene. Önceden bunu soğanla beraber kavurmam lazımdı. Yeter renkler. Ondan sonra He güzel oldu. Şuna baksanıza. Şimdi salçasını atalım. Azcık şöylece salça atıyorum. Bu domates salçası. Az bir şeyde böylece ne? Biber salçası yarı yarıya yani aynı eşit miktarda. Ondan sonra bunları da güzel kavuralım. Gerçi benim bunları böyle kavurmama gerek yoktu. E ayeri pişirince hepsini atıp da pişiyor aslında da ama ben yine de kavurdum böyle. Onu unuttum ama olsun. Kavurmak daha iyi olur belki. Bakarsın. Heh. Ondan sonra bunu dondurucudan çıkamad hop. Atı veriyorsun. Tamam. Heh. Şimdi bu tamam. Bir saniye. Hemen buradan buzu alalım. Ondan sonra ne alacağım? E karabiber. Ondan sonra kırmızı toz biber. Çok az bir şey pul biber atacağım. Eee ondan sonra şu tozdan atacağım. Toz güber. karabiber, tuz. Pul biberini çok atmayacağım. Zaten baharatlarını çok attım. Pul biberi azcık bir şey atacağım. Çünkü pul biberimiz bayağı bir acı gerçekten. Üzerine de az bir şey böylecene su çok olmasın suyu. Suyu gene bile çok oldu inan ki. Tüh! Gerçekten suy çok oldu. Neyse artık yapacak bir şey yok. Rengi çok güzel görünüyor. Ben çok beğendim rengini. Ondan sonra hemen bunu ne yapıyoruz? Şu kenarlarını e bir peçeteyle siliyoruz. Islak kalmasın ki lastikleri iyi gelen tutsun. Ne yapıyorsun aşkım? Düştü. Bir şey olmasın da. Tutmuş mu diye bakıyoruz. Tutmuş. Ondan sonra haydi bakalım. Ya Allah. Bismillah. Açıyoruz. Çeviriyoruz. Böyle turbo. Heh. Kaç dakika veriyoruz? 3 dakika demiştik ve verdik. Tamam. Altını son ayağa açıyoruz ve o kendi kendine pişe duruyor. He o pişerken şimdi hemen tarına çorbasını yapalım. O da hazır dursun. Börekleri de koyalım burada. Sonra simitleri de koyalım. He. Heh. Şuna baksana hele şişmişler bunlar. Aynur ablam getiriverdi simitleri. Allah razı olsun. Şimdi yiyeceğiz inşallah. Eee, bunun da tanısını açalım. Kaç dakika verelim? Muydu. Şuydu. Pardon. kapat 180 derecede kaç dakika verelim? 15 dak 12 dakika 13 dakika böyle verelim. 13 dakikadan sonra atlı süt yaparız. Şimdi de tarına çorbasını yapacağız. Tarın çorbası için de öncelikle az bir şey sıvı yağ. Ardından şu soğanların hepsini atıyorum. Soğanı bol gelemezsan da biberler de domateslerini atarım. Heh. Taramız da erimiş ve bak. Açık su koyayım ben buna. Tamam. Bu da tamam. Şimdi bu da pişiyor. Şu arka tarafta da eee şey mi yapsam ki? Eee pirinç pilavını mı yapsam ki? Ama neyse pirinç pilavını en son yaparım. Durun bakalım şurada ne oluyor bu? İyi. Yavaş yavaş kırmızı görünme başladı. Niye duman çıkarayamam? Yok ya. O yüzden duman çıkartıyor. Bak kitledi kendini. Daha şimdi kitledi. Şimdi soğanımız kavruldu. Biberlerimizi de böylecene parmayanın içine atalım. Gelen suğan olmasın hazır şeyle. Aman ben buna domates atmadım. Eyvah. Ana bak heyecanlandım. Çekim yaparken insan heyecanlanıveriyor ya gerçekten. Tüh hazır şeyler kaldı. Neyse baltaya katarız artık yapacak bir şey yok. Azıcık domates salçasıyla biber salçası da atıyorum yine buna. Bu az olsun. Ben yemeği salçalı tercih ediyorum. Salçalı daha güzel oluyor. Bakın böylecene salçanın kokusu gitsin. Ondan sonra tarınamı vereceğim. İyi kapatıyorum seni. Hadi kapattım. Bitti senin artık işin. Teşekkür ederim bize yardım ettiğin için. H tamam. Şimdi su boyatacağız şuna. Altının kokusu biraz gitsin. Kıymalı yapacaktım. Normalde ben kıymalı seviyorum tarhanayı. Kıyma olmayınca tarhananın dadı gelme ya. Yarın hanım dedi kıymasız yap. Ben de yemek istiyorum dedi. Kıymasız gelen yapıyorum. H. Bunu da sudan geçirdim. Su lazım olursa gene. Şimdi şu tarınayı da şöyle yavaş yavaş bunu da ekleyelim. Şimdi bunun başından ayrılmamam lazım. Devamlı karıştıracağım birşene kadar. Dibidekiler ziyan olmasın. Heh. Su gene dolduralım da lazım olur belki. Bak gene buna da domates almadım. Hemen şunun domates şöyle atalım. Hepsini atalım. Domates zaten şüber onun içinde. Bunun da duzunu, karabiberini, pul biberini. Ondan sonra azcık bir şeyde e şu ablamın o getiriverdiği tozdan attım. Sed çeşmisinden. Şimdi böylecene ben bunu kaynatacağım. Hadi bakalım şimdi hemen şunlara bakalım. Öylece bakalım. Bismillahirrahmanirrahim. Güzel şey yapmış böünü. Güzel kabarmış. Güzel güzel pişmiş. Tamam. Poğaçalarımız aşkırsız. Heh, tamadım ben bunları. Altta bitsin. Şimdi bir 12 dakikaya daha ayarlayalım. Ah, ne oldu? Heh, tamam o da bitti. Hadi bakalım. Çok şükür her şey sırasıyla hall oluyor. Şimdi simitleri çıkardım. Simitler pişmiş mi bakalım. 10 numara 5 yıldız pişmiş. Bunlar da böyle e şey yapmasın diye, sertelmesin diye güzel gelen üstlerini kapatacağım. E bu ıslak bez tertemiz. Yeni aldım. Bunu da üstüne şöyle koyalım. Burada sıcak gelen gazsınlar. Çorbamız da gaynaya. Ana ne güzel olmuş. Baksanıza şuna. Ne olursunuz? Size hemen şöyle göstereyim. Bakın rengine bakın. Maşallah. Shanallah. Çok güzel oldu. Kıvamı da gayet iyi. He tamam. Bakın biberlerine böyle böyle seviyorum ben. Güzel oluyor. Kıyma yok. Şey yok içinde. Böyle sade sade su gelen su mu içeceğiz biz? Böyle biberler içinde belli olsun değil mi? He bu da pişti. Tamam. Bu da ötü ya. Börekler de mi pişti? Ne? Börekler içinde durabilir böyle. Ha bu bunun şeysi. Hemen bunu da kapatıyorum. Börekleri de koyduk hemen şimdi. Ya Allah bismillah. He şimdik de pirinç pilavımızı yapalım. Tamam. Şehriyelerimizi de atalım. Aslında yağı dızdırıp da atıyoruz da şimdilik öyle olasın. Kaşığımızı alalım. Şehrelerimizi kavuralım. Şeker çıkartayım. Şeker burada zaten. Çok az bir şey şeker atacağım. Ondan sonra tuzu da çıkartım. Tuzu da atarım. Heh. Tamam. Çorbamız da hall oldu. Çorbamızın kıvamını bununla çekmedim. Çorbamız çok güzel oldu gerçekten. Bence gayet iyi. Sonra hemen burada pilavımızı da pişirelim. Piş ya. Tamam. Pirinçlerimiz nerede? Pirinçlerimizi eee Yaren Hanım Basmeti pirinçten bir pirinci karıştırdu. Yarısı sarı yarısı beyaz gibi. O yüzden öyle değişik gelen olacak. Neyse bakalım nasıl yapacağız artık. İlk önce bir yapalım pirincimizi, pilavımızı da 4’te gelecek misafirlerimiz. Saatte 3’e 4 var. E hazır dursun yemeklerimiz. Pirinç daha pirinç bile daha erken ama ben de üstümü falan değiştireceğim ancak yani. H şu güzel gelen böylecene pirinç şeryelerimizi karıştırıyoruz. Çorba yaptım karıştıra karıştıra. Şunun da azalıyor havası bir şey bu da kendi kendine. Hani böyle 3 dakika daha sele bir şey falan diyoruz ya. Bunu ocağın üstünden almayacaksınız. Bu böyle kendi kendine pişecek içindeki ısıyla beraber. Yani 3 dakikada yemek pişer mi? Pişmez tabii ki. Bu içindeki havayla bir şey ya içini çeke çeke yavaş yavaş. Şehriyelerimiz de kavruldu. Şu benim şey nerede? Tripotum. He h şehrierim yanmaz. Aman sakın. Allah korusun. Hah. Bir bardaktan yapıyor. Geçen Yakupların geldiğinde iki bardaktan yaptıydım. 2 bardak 4 pişiye çok geliyor. O yüzden 4 bardak yeter. Bir bardak yeterli. Bunu böyle kavuralım. Eee, birebir yapıyorum ben. Çok az bir şeyde 1,5 yapmıyorum tamı tamına. Az bir şey de şehriyelerin için yapıyorum. İşte normalde kaynar su atınca hiç kaynatmaya gerek yok. Böyle pirincinizi, pilavınızı yani. Şimdi mesela bunu böyle kaynar su koyarsam direktman bunu kapatıyorum. Kaynar su koymadım. Musluktan koydum direkt olarak. O yüzden de böylecene az bir şey dursun. Ondan sonra altını kapatırım. Yemekler hazır pilavımız oldu. E neydi bu? Fasulyemiz de oldu. E tavuk yemeği de pişiriyoruz. Ondan sonra tarrına çorbamız da oldu. Simitlerimizle boğçalarımız da olmuş mu bakalım. Aman boğça diyorum. Böreklerimiz olmuş. 10 numara 5 yıldız. Çıtır çıtır her şey çok şükür. Yani bunları da topladım ben. Eee başkaları da yıkayamadım Yarın Hanım elimde. Artık gerisi Yarın Hanım’da. Ben hallettim bakalım çoğu şeyleri. Yarın hanım salatayı da halletmiş. Bitti. Bitti. Her işimiz bitti. Çok şükürler olsun. Yarın hanım sen de bittin mi? Bitti. Heh. Yarın hanım da bitmiş. Onun işleri de tamam. Hadi bakalım. İkindin oldu şimdi. Aş öğlenle ikinin arasından çabucak geliveriyor inan ki. Ne zaman öğlen oluyor? Ne zaman ikindin oluyor anlaşılmıyor bu kış ayında burada gerçekten öyle. Neyse bakalım. Hadi ya Allah bismillah. Böreklerimiz böyle aşkım. Ona börekleri de ona koysaydık. Börekleri şuna diğerine koyacağım. Ayrı bir şey mi koyacaksın? Bunların üstünü gene ıslayıp da şu bezi masaya koyalım böyle. Bunu ben eletem böyle. Tamam. Heh. Masaya kuralım. H. Üstünü örtelim. Ne güzel oluyor. Şunu yerleştirelim ben. Bismillah. Bismillahirrahmanirrahim. Fasulye pişmiş mi? Bakalım. Vay misler gibi kokuyor inan ki yarın ama biraz 3 dakika çok mu olmuş? Ne? Fasileler patlamış ama güzel bak hiç dağılmıyor bu. Gerçekten güzel olmuş. Suyunu da çekmiş. 10 numara 5ş olsun. Sevmiyorum şu fasulyenin kokusunu. Niye? Ne güzel kokuyor ya. Hemen şuna bakalım. Pirinç pilavımıza. Vay o da çok güzel olmuş. Onu da karıştıralım. Tereyağı koyalım. Ondan sonra karıştıralım. Hadi bismillahirrahmanirrahim. Evet yemeklerimizi yaptık. Hazırlıklarımızı yaptık. Misafirlerimizi bekliyoruz dört gözden. Bugünlük bu kadar video yeter. Misafirlerimizin geldiği videoyu da yarın yayınlayalım. Haydin bakalım acaba kim gelecek? Yarınki videoda sizi bekliyor olacağız. Hadin bakalım. Allah’a emanet olun. Kendinize iyi bakın.

KAYNAK

Tarifi Paylaş

“Pastalar,Börekler,Yaren hanım neler yapmış,Tarhana çorbası,Yemek tarifleri#keşfet#video#vlog#almanya” üzerine 2 yorum

Yorum yapın